Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5222 E. 2024/10608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5222
Karar No
2024/10608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/700 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, lehe/aleyhe kanun tartışması yapılmadan ve kamu zararı giderilmeden sanığa yeterli ve caydırıcı ceza verilmediğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, .... Kargo aracında kaçak malzemeler olduğuna dair istihbari bilgiler üzerine 24.11.2013 tarihinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden ... Kargo aracında yapılan aramada, göndericisi sanık ..., alıcısı.... olan 7 adet kolide toplam 585 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı maddenin 3/5, 3/10 ve 3/23. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik adlî para cezasına hükmedilmesi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususları tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 12.10.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında, Dairemizin 2023/18403 Esasına kayıtlı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 2021/3533 Esas, 2022/2184 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 09.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.02.2015 olduğu, Yargılaması devam eden Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/383 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 02.10.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.11.2015 olduğu, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas, 2023/658 sayılı dosyasında suç tarihinin 03.10.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.11.2015 olduğu, Dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerini 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 4.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Gerekçeli karar başlığında suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının sıfatının katılan olarak yazılarak hangi katılan kurum lehine hükmedildiği belli olmayacak ve infazda sıkıntıya neden olacak şekilde "4.080,00 TL'nin sanıktan tahsil edilerek katılana verilmesine" şeklinde hüküm kurulması, 6.Sanığın tekerrüre esas alınan Fatih 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/385 Esas, 2010/239 Karar sayılı 1 yıl 8 ay hapis cezasını içerir ilâmın yerine getirme fişinin mahkemesinden istenip dosya arasına alınarak tekerrüre esas alınan ilâmın yerine getirme tarihi netleştirildikten sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5222, K. 2024/10608, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-5222-e-2024-10608-k-5923d906588b