Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4880 E. 2023/10687 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4880
Karar No
2023/10687
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/331 E., 2020/80 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ...'nin 28.04.2020 tarihinde tarafına tebliğ edilen kararı yasal temyiz süresi geçtikten sonra 06.05.2020 tarihinde temyiz ettiği; katılan ... İdaresi vekilinin ise 11.05.2020 tarihinde tarafına tebliğ edilen kararı yasal temyiz süresi geçtikten sonra 22.05.2020 tarihinde temyiz ettiği, ancak Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici birinci maddesinin birinci fıkrası ve Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma süresinin 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince; 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında temyiz süresinin durduğu ve temyiz taleplerinin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2011 tarihli ve 2010/180, 2011/300 Karar sayılı kararıyla sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile son cümlesi, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine, tasfiye edilmesi halinde ise tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanıklar ..., ..., ... ve ... ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.05.2015 tarihli ve 2015/2963 Esas, 2015/14767 Karar sayılı ilâmıyla; sanıklar ... ve ...'nin temyiz taleplerinin süreden reddine; katılan vekilinin sanıklar ... ve ...'a yönelik beraat hükmünün onanmasına; katılan vekili ve sanık ...'in verilen mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına; sanıklar ... ile katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz taleplerinin ''... Suç tarihi itibarıyla engel sabıkası bulunmayan sanıkların savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediklerini de beyan ettikleri nazara alınarak; kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın kamu zararı olduğu ve bu zararın ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre gerektiğinde CMK'nun 231/9 maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, sanıklara gümrüklenmiş değerin kamu zararı olduğu bildirilerek, bu zararı ödemediklerinde bahisle ve başka bir gerekçe gösterilmeden 5271 sayılı CMUK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ... '' ve diğer nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. 3.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2015/143 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı ve kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsadere kararı verilmiştir. 4.Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/10773 Esas, 2019/29791 Karar sayılı ilâmıyla; ''... Mahkemece 04.05.2015 tarihinde bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönüyle değerlendirme yapmak yerine, sanıkların olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sabit olan kaçakçılık eylemleri karşısında mahkumiyetleri yerine, bozma ilamının kapsamı dışında değerlendirme yapılarak sanıkların beraatine karar verilmesi ... '' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararıyla sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile son cümlesi, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine, tasfiye edilmesi halinde ise tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi, sanıklar ..., ... ve ...'a verilen hapis cezasının ertelenmesi kararları ile aleyhe verilen tüm yönlerden kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz talebi, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ...'nin temyiz talebi, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, 31.03.2010 tarihinde 14. Piyade Hudut Komutanlığına bağlı Yeşilbudak Piyade Hudut Tabur Komutanlığı görevlilerince Yeşilbudak Mezrası 416-417 NHT mevkiinde yapılan faaliyet sırasında İran'dan yurdumuza kaçak yollarla geçirilen 94 adet küpesiz büyükbaş hayvan ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'in aşamalardaki savunmasından özetle, ele geçirilen büyükbaş hayvanlardan 28 tanesinin kendisine ait olduğunu, bunları Yeşilbudak köyünden Nejdet Keskin'den satın aldığını ve hayvanların kaçak olmadığını beyan etmiştir. 3.Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasından özetle, ele geçirilen büyükbaş hayvanlardan 16 tanesinin kendisine ait olduğunu, bunları abisinden satın aldığını ve hayvanların kaçak olmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ...'nin aşamalardaki savunmasından özetle, ele geçirilen büyükbaş hayvanlardan 18 tanesinin kendisine ait olduğunu, bunları Yeşilbudak köyünden Sadık Tuğan ve Mahmut Turgut'... satın aldığını ve hayvanların kaçak olmadığını beyan etmiştir. 5.Bozma öncesi tanık olarak dinlenen ... beyanında, olay günü bazı şahısların İran sınırdan Türkiye sınırına geçerek hayvan getirdiklerini tespit etmesi üzerine olay yerine gittiklerini, ancak şahısların kaçtıklarını ve 94 adet büyükbaş hayvan ele geçirdiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. 6. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. 7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, 31.03.2010 tarihinde İran'dan yurdumuza kaçak yollarla geçirilen 94 adet küpesiz büyükbaş hayvan ele geçirilen olayda, sanıklar ..., ... ve ...'ın ele geçirilen hayvanların kaçak olmadığını savundukları, tanık olarak dinlenen ...'in de İran sınırından Türkiye sınırına 94 adet büyükbaş hayvanın geçirildiğini tespit ettiklerini beyan etmesi göz önüne alındığında sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığı, sanıkların eylemlerinin suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'da da aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanunu'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hâle geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi hâlinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile 6455, 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı maddenin ikinci cümlesi gereği uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Hapis cezası ertelenen sanıklara 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine dair ihtarda bulunulması gerekirken Mahkemece infazı kısıtlar şekilde aynen infaza karar verileceğine dair ihtarda bulunulması, 3.Suç konusu büyükbaş hayvanların tasfiye edilmesi halinde ise tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit oranda alınacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili, sanık ... ve sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4880, K. 2023/10687, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-4880-e-2023-10687-k-79c127c251ed