Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4384 E. 2025/13619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4384
- Karar No
- 2025/13619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/18 E., 2021/476 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu dosyada suç tarihinin 04.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 15.05.2014 olduğu, sanık hakkında aynı tür suçtan açılan Dairemizin 2021/30570 Esas sırasında kayıtlı iken 07.10.2025 tarihinde bozulmasına karar verilen Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/342 Esas, 2020/358 Karar sayılı dosyasında ise, suç tarihinin 08.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin 13.04.2015 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suça konu eşyanın değerine göre lehe olduğu belirlenen suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 65 45... sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerine göre hüküm tesis edilirken, suça konu eşyanın yurda kaçak olarak sokulmuş olması karşısında anılan Kanun'un 3/18-son maddesi yollaması ila 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10, 3/22 (7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen) ve 5/2. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, soruşturma evresinde sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı sırasında dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmadığı ve iddianame tanziminden makul süre önce de dosyaya ulaşmadığından gümrüklenmiş değerin 2 katı tutar hakkında bilgi sahibi olmayan sanığa soruşturma evresinde yapılan ihtarın usulsüz olduğu cihetle; soruşturma aşamasında kendisine usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan ve kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını yatıran sanığın cezasında etkin pişmanlık nedeniyle 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
4.Sanığın kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını mal müdürlüğüne yatırdığı, artık giderilmesi gereken bir kamu zararı bulunmadığı ve karar yerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin bir değerlendirmede yapılmadığı cihetle; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.2023 tarihli ve 2021/4-162 Esas, 2023/255 Karar sayılı kararları doğrultusunda; yargılamaya konu suç tarihinin 04.05.2014 olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenip 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin düzenlemenin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın adlî sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yargılamaya konu suç tarihi itibarıyla sanık hakkında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yasal engel oluşturmadığı halde ''daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ancak sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından'' şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.