Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1761 E. 2025/1994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1761
Karar No
2025/1994
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/958 E., 2016/635 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat ve nakil aracının iadesi kararları ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

I- 33 ... 84 Plaka Sayılı Aracın İadesine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi adına Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında bulunduğu cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin henüz tahakkuk etmediği gözetilerek, Tebliğnamedeki sanık ...'e ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.

18.04.2013 tarihinde, jandarma görevlileri tarafından Kilis ili, ... Köyü, Buğdaylı mezrasında icra edilen devriye faaliyeti esnasında, mezra sakinlerinden ... 'ye ait evin bahçesinde malen sorumlu ... adına kayıtlı 33 ... 84 plaka sayılı otomobile kaçak sigara yüklenmekte olduğu görülerek, evin çevresinde emniyet tedbiri alındıktan sonra, durumun nöbetçi Cumhuriyet savcısına haber verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı arama emri ile saat 15.50 sıralarında yapılan aramada, bahçe içerisinde 604 karton ve 33 ... 84 plakalı aracın bagajında stepnenin çıkarılmış olduğu yuvada 30 karton olmak üzere toplam 634 karton kaçak sigara ele geçirildiği ve olay mahalinde sanıklar ..., ..., ..., ... ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeden kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ın yakalandıkları olayda; temyiz dışı sanık ...'ın mahkemedeki savunmasında; 634 karton kaçak sigarayı o kimse olmadığı için ... ye ait ikamete sakladığını, olay tarihinde sanık ...'nın diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte yanına geldiğini, 634 karton kaçak sigarayı ...'ya sattığını, sattığı kaçak sigaraları ... ve yanındakilerin birlikte geldikleri 33 ... 84 plaka sayılı araca yüklemekte oldukları sırada jandarmanın baskın yaptığını, sanıklar ..., ... ve ...'ü tanımadığını, ne amaçla geldiklerini bilmediğini belirttiği, sanık ...'nın mahkemedeki savunmasında; diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte ...'ün kiraladığını bildiği araçla gezmek amacıyla sanık ...'in evine gittiklerini, sanık ...'in, sanık ...'dan kaçak sigaraları satın alan kişi olduğunu, soruşturma evresinde ...'nin yönlendirmesiyle müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde suçu üstlendiğini, sanık ...'in savunma içeriğini kabul etmediğini belirttiği, sanık ...'ün mahkemedeki savunmasında; diğer sanıklardan sadece ...'ü tanıdığını, olay tarihinde kasap olan ... ile birlikte köy muhtarının evine koyun almaya gittiklerini, muhtarın kardeşine ait evin bahçesinin önünde muhtarın gelmesini bekledikleri sırada, jandarma görevlilerinin gelerek evde ve 33 ... 94 plakalı araçta kaçak sigara bulduklarını, kendilerinin söz konusu kaçak sigaralar ve araçlarla ilgilerinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanıklar ... ve ...'in mahkemedeki savunmalarında; ele geçen kaçak sigaraların, diğer sanıklar ..., ... ve ...'a ait olduğunu, kendilerinin sadece ziyaret nedeniyle olay yerinde bulunduklarını, suçlamayı kabul etmediklerini belirttikleri cihetle; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ün olay tarihinde 33 ... 84 plaka sayılı araç ile Kilis ili, ... Köyü, Buğdaylı mezrasına temyiz dışı sanık ...'dan kaçak sigara almak amacıyla gittikleri, sanık ... ile sanık ... arasında 634 karton kaçak sigaranın alış verişi konusunda anlaşma sağlandığı, kaçak sigaraların 33 ... 84 plaka sayılı araca yüklenmekte olduğu sırada kolluk görevlilerince yapılan müdahale neticesinde kaçak sigaraların ele geçirildiği ve sanıkların hep birlikte olay mahalinde yakalandıkları, buna göre sanıklar ..., ... ve ...'ün sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve toplu kaçakçılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanık ... hakkında 12.05.2013 tarihinde işlendiği iddia olunan aynı tür suçtan açılan ve halen derdest bulunan Tarsus 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/22 Esas sayılı dava dosyası zincirleme suç hükümleri bakımından incelenip gerektiğinde dosyalar da birleştirilerek, sanıklar ..., ... ve ...'ün atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 1.Yukarıda II numaralı bentte açıklandığı üzere eylem ve menfaat birliği ile hareket eden sanıklar ..., ..., ... ve ...'ün eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında bireysel kaçakçılıktan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,

2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin 31.10.2013 olduğu,

UYAP kayıtlarında yapılan incelemede; Sanık hakkında Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2020/395 Esas sayılı dosyasında, suç tarihlerinin 12.05.2012, 16.06.2013, iddianame tarihlerinin ise 30.03.2015 ve 03.07.2013 olduğu anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait belirtilen dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine, aynı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

Açıklanan nedenlerle, sanık ...'nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca (1) numaralı bozma sebebi yönünden sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1761, K. 2025/1994, T. 11.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-1761-e-2025-1994-k-41244929fb87