Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16938 E. 2026/3756 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16938
- Karar No
- 2026/3756
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/465 E., 2022/15 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzeri; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesi bulunmaması karşısında, indirim oranı hususunda yanıltılmış sayılamayacağı cihetle Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yerel Mahkemece 26.03.2015 tarihli hükümde nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına dair karar verildiği, nakil aracının iadesine ilişkin söz konusu kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2019/2065 Esas, 2021/8376 Karar sayılı ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından katılan vekilinin bu hususa yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, 1.Kaçak eşyaların tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken dava konusu eşyalardan imha edilen kısım yönünden müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına, imha edilmeyen kısım yönünden müsaderesine karar verilmiş olması,
2. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
"15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53/1-e bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi ile hükmün (14) numaralı paragrafının çıkartılarak yerine "suça konu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.