Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13844 E. 2026/3481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13844
- Karar No
- 2026/3481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/33 E., 2021/1031 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Ele geçen kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün müsadereye ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanunu'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suçta Kullanılan Nakil Vasıtası Yönünden; Olay tespit tutanağında aracın tavanında zula tabir edilen gizli bölme bulunduğunun belirtilmesi ve kaçak sigaraların burada ele geçirilmesi, aracın malen sorumlu ... adına kayıtlı olmasına karşın, gerek malen sorumlunun gerekse sanığın beyan içeriklerine göre sanık tarafından haricen satın alındığının anlaşılması, suça konu kaçak sigaraların değeri ve aracın bilinen değeri itibarıyla müsaderenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 54/3. maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına aykırı olmadığı cihetle, nakil vasıtasının 5607 sayılı Kanun'un 13/1-a maddesinde belirtilen koşulun gerçekleştiği belirtilerek müsaderesi yerine, müsadere talebinin reddine kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.