Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16084 E. 2023/4719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16084
Karar No
2023/4719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2021/567 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2013 tarihli ve 2012/394 Esas, 2013/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezasından çevrilen 6000,00 TL adlî para cezası ve 200 gün karşılığı 4000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5237 saylı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 31.05.2016 tarihli ve 2012/394 Esas, 2013/238 Karar sayılı ilâmıyla; "...CMK’nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına müessesine engel hali bulunmayan sanığın, talimat mahkemesi savunmalarında, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini beyan etmesi ile talimat evrakının ekinde ... varakasının olmaması karşısında, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı belirlenip, bu tutarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9.madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2016/399 Esas, 2017/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezasından çevrilen 6000,00 TL adlî para cezası ve 200 gün karşılığı 4000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5237 saylı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2018/9780 Esas, 2020/18364 Karar sayılı ilâmıyla; "...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre ise; 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye ... ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 51 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ... hapis ve 150 gün karşılığı 3000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 5237 saylı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında fahişlik artırımı uygulanması gerektiğine, erteleme koşullarının oluşmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.29.05.2012 tarihinde Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama kararı uyarınca sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta 1850 adet cep telefonu bataryası, 400 adet horlama önleyici plastik aparat, 195 adet elektrik prizi, 530 adet cep telefonu kapağı, 275 adet cep telefonu kılıfı, 600 adet kulaklık, 70 adet kol saati, 500 adet cep telefonu şarj aleti, 4600 adet güneş gözlüğü ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık bozma öncesinde savunmalarında, suçlamayı inkar etmiştir. Bozma sonrası savunmasında gümrüklenmiş değerin iki katını ve vergiler toplamını ödemeyemeyeceğini beyan etmiştir. 3.08.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda plastik aparat ve güneş gözlüklerinin gümrük kaçağı olarak değerlendirildiği yönünde görüş bildirilmiştir. 4.08.06.2012 tarihli inceleme ve araştırma tutanağı ile kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararında suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 26.03.2013 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edildiği gözetilerek sonuç cezada kazanılmış hakkı bulunduğundan sanığın cezasının hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL ve 4.000,00 TL doğrudan hükmedilen adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi yerine aleyhe sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/260 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 10 ... hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 4.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ifadesinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16084, K. 2023/4719, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16084-e-2023-4719-k-a2bbe2270810