Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15855 E. 2026/4933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15855
Karar No
2026/4933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/497 E. 2021/279 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; talimat Mahkemesince ve esas Mahkemesince etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın duruşmalarda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve malen sorumlunun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, malen sorumlunun aracın şoförü olması sebebiyle olay tarihinde sanık ...'te bulunduğunu beyan etmesi ve sanık ...'in de müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesi ve aynı doğrultudaki savcılık ifadesinden kovuşturma aşamasında vazgeçerek malen sorumlunun beyanını doğrulaması karşısında, dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasının aksi ispatlanamadığından nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmakla, nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın ve malen sorumlunun temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Suçta kullanılan nakil aracın müsadere koşulları oluşmadığı anlaşılmakla müsadere talebinin reddine ve aracın hak sahibine iadesine, trafik sicilinde yer alan tedbir şerhinin kaldırılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15855, K. 2026/4933, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-15855-e-2026-4933-k-6ed2c93c5159