Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15467 E. 2023/9682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15467
- Karar No
- 2023/9682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/6104 E., 2021/1178 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Sanıklar ..., ..., ... yönünden ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanıklar hakkında beraat, Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanıklar hakkında mahkûmiyet, Sanık ... hakkındaki beraat kararı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama - bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suçtan doğrudan zarar görmeyen şirket vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteği yönünden; sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen diğer sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre duruşma taleplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2017/708 Esas, 2020523 Karar sayılı kararı ile, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan; -Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı maddenin yirmiikinci fıkrası, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği neticeten 5 yıl 7 ... 15 gün hapis ve 150.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; -Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı maddenin yirmiikinci fıkrası, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereği neticeten 8 yıl 5 ... 7 gün hapis ve 225.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; -Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan vekili, şikâyetçi vekili ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararı ile; istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; -Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği istinaf başvurusunun esastan reddine; -Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetlerine ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kaldırılarak sanıkların ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; -Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetlerine ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kaldırılarak sanıkların 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı maddenin yirmiikinci fıkrası, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği neticeten 5 yıl 7 ... 15 gün hapis ve 146.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması ile araç ve eşya hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Şikâyetçi vekilinin temyiz sebepleri; katılma taleplerine ve beraat kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir. 3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna , adli para cezası ve yurt dışına çıkma yasağına itirazlarına ilişkindir. 5.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin suçu işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. 6.Sanık ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; ... açısından aleyhe istinaf başvurusunun reddi ve istinaf incelemesinin duruşmalı olarak görülmüş olması nedeniyle lehe vekalet ücretine; sanık ... açısından ise ilk derece mahkemesi ... karar vermiş olsaydı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ile lehe istinaf incelemesinin duruşmalı olarak görülmüş olması nedeniyle lehe vekalet ücretine hükmolunması gerektiği ile sınırlıdır. 7.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; HTS kayıtlarının Müvekkili açısından somut delil niteliğinde olmadığına, somut delil bulunmadığına, müvekkilinin suçtaki rolünün 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında değerlendirilebileceğine ilişkindir. 8.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması talabine, HTS kayıtlarında müvekkili aleyhine delil bulunmadığına, tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, iş yerinde ele geçen mallar ile suça konu malların aynı olmadığına, elkoyma ve müsadere işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.BİMER'e gelen ihbar üzerine Sabiha Gökçen Havalimanı Kargo Bölümüne 10.07.2017 tarihinde ... Kozmetik firması adına gelen parfüm cinsi eşyanın kaçak olarak yurda sokulduğu bilgisi edinildiği, yapılan araştırmalarda 12.07.2017 tarihinde ... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti. firması adına kayıtlı ... konşimento numaralı 10 kap 4.815 kg parfüm cinsi eşya için mahrece iade etmek için 17343200EX000597 numaralı özet beyanın açıldığı, 13.07.2017 tarihinde onay işlemi yapılarak eşyanın bulunduğu geçici depolama alanından kapı çıkış kağıdı kesilerek eşyaların uçağa teslim edilmek üzere ...Hava Servis A.Ş. servisine verildiği ancak devamında bahse konu eşyaların mahrece iade edilmeyerek usulsüz olarak yurda sokulduğu ve 14.07.2017 günü ...-Sabiha Gökçen Havaalanı Taşıma ve İşletme Kooperatifi firmasına ait ... plakalı araç ile firmanın İstoç’ta bulunan adresine götürüldüğü tespit edilmiştir. Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.08.2017 tarih ve 2017/4336 değişik iş nolu kararına istinaden depoya gidildiği, arama anında iş yerinde bulunan taşıma irsaliyesinde teslim olarak imzası bulunan sanık ...'ye 14.07.2017 tarihinde teslim aldığı eşyaların nerede olduğu sorulduğunda depoda olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan aramada yurda kaçak olarak sokulan 5.518 adet muhtelif markalarda parfüm cinsi eşyaya elkonulmuştur. 2.Sanık ...'ın ... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti'nin sahibi ve yetkilisi olduğu, -Sanık ... Bağcivanci'nin ... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti'nin çalışanı olduğu, -Sanık ...'ın ... Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının mahrece iade ile ilgili gümrük işlemlerini yürüttüğü, suça konu eşyayı geçiçi depolama alanından teslim alarak ...Hava Servis A.Ş. memurları olan sanıklar ..., ...'e teslim ettiği ve ...-Sabiha Gökçen Havaalanı Taşıma ve İşletme Kooperatifi firmasına ait ... plakalı ürünleri firma deposuna götüren aracı temin ederek nakliye parasını ödediği, -Sanık ...'in ... Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti'nin gayrı resmi olarak gümrük işleri ile uğraştığı, ürünlerin ... plakalı araca yüklenmesi ve firmanın deposuna götürülmesi anlarında olay yerinde olduğu ve bu aşamalarda firma sahibi sanık ... ile irtibat halinde olduğu, -Sanıklar ... ve ...'in Sabiha Gökçen Havalimanı'nda faaliyet gösteren ...Hava Servis A.Ş. firmasının kargo memuru pozisyonunda oldukları, görev tanımlarının uçağa yüklenecek kargoların kontrolünü yaparak uçağa teslimini sağlamak olduğu ancak 14.07.2017 tarihinde apron bölgesine çıkardıkları ürünün uçağa teslimini gerçekleştirmedikleri, -Sanık ...'nin ...Hava Servis A.Ş. firmasının postbaşı kargo memuru pozisyonunda olduğu, görev tanımı gereği ihracı gerçekleşecek kargoların ilgili lokasyonlara ulaşmasını sağlamak amacıyla kendisine bağlı personeli organize etmek amacıyla kendisine gelen talimat gereği sanıklardan şoför ...'ya talimat verdiği tespit edilmiştir. A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Temyizin kapsamına göre; 1.İlk derece Mahkemesi tarafından, sanık ...'nun suça konu eşyaları gümrük işlemine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulması hususunu bildiklerine dair bilgi ve belgenin bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. 2.İlk derece Mahkemesi tarafından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmak suçunu işledikleri yolunda tam bir vicdani kanaate ulaşıldığı gerekçesiyle Hukuki Süreç 1 inci maddesinde ayrıntıları yazıldığı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık ...'nun beraatine dair verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2.Sanık ...'nin sanık ...'in yanında sekreter olarak görev yaptığı, olay günü, suç konusu ürünlerin tesliminden ve işyerinin açılmasından sorumluluğu nedeniyle hakkında dava açılmış ise de; bu sanığın suç konusu işlemler üzerinde tasarruf yetkisinin ve bu arada müstakilen sonuç alıcı fiiller üzerinde bir hakimiyetinin bulunamayacağı gerekçesiyle hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir. 3.Sanık ...'ye isnat edilen, sanıklar ...ve inceleme dışı...'in amiri olarak söz konusu aracı suç konusu olduğunu bilerek dışarı çıkarttığı yönündeki suçlama için haklarında kesinleşen beraat hükmü olan ...ve...'in bu yönde aleyhe bir beyanlarının bulunmadığı gibi, bu sanığın olayları organize ettikleri değerlendirilen ... ve ... ile olay gün ve saati itibarıyla içeriği tespit edilemeyen herhangi bir telefon ve yüzyüze görüşmesinin olmadığının kabul edilmesi karşısında; sanık ...'in mahkûmiyeti yönünden yeter düzeyde kanıt bulunmadığından bu gerekçelerle mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verilmiştir. 4.Sanık ... her ne kadar ürünlerin 3 nolu depodan aprona çıkartılması işleminde sanık ... ile birlikte kargo memuru olarak bulunmuş ise de; bu sanığın da diğer sanıklar ... ve ... ile herhangi bir telefon görüşmesinin veya yüzyüze görüşmesinin olmadığı, iş yeri arkadaşı ... ile görüşmesinin aleyhine değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verilmiştir. 5.Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in olay gün ve saati ile sonrasında fikir, irade, işbirliği ile hareket etmek suretiyle sonuç üzerinde tam bir hakimiyet kurarak, suça konu eşyayı gümrük işlemine tabi tutmaksızın üç kişiden fazla olarak kaçakçılık fiilini önlemekle görevli kişilerin meslek ve sanatlarının sağladığı kolaylıktan istifade suretiyle gerçekleştirdikleri gerekçesiyle Hukuki Süreç 2 nci maddesinde ayrıntıları yazıldığı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücreti İle Sınırlı Temyizi Yönünden Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g)bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlarla ilgili beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak Olay ve Olgular Bölümü (B) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi Kabulü 2 nci maddesinde ayrıntıları yazılan gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 1.İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak Olay ve Olgular Bölümü (B) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi Kabulü 3 üncü maddesinde ayrıntıları yazılan gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. 2.Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine ilk derece mahkemesindeki yargılama bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamış, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. E.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri anlatıldığından, Mahkeme tarafından gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemeleri halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında oran belirtilmeksizin indirim yapılacağının ihtar edilmesi yeterli görülmekle, ihtaratta bir hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasından önce uygulanmaması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen tespitler, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. F.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Suç tarihinde sanık ...'nın ...Hava Servisi A.Ş.'de kargo görevlisi olarak çalıştığı, 23.08.2017 tarihli görüntü inceleme tutanağına göre, ...firması çalışanları sanıklar ... ve ... tarafından suça konu eşyaların 14.07.2017 tarihinde 3 nolu antrepondan çıkartılarak aprona getirildiği, görev tanımlarının uçağa yüklenecek kargoların kontrolünü yaparak uçağa teslimini sağlamak olduğu ancak apron bölgesine çıkardıkları ürünün uçağa teslimi gerçekleştirmediklerinin ve bu doğrultuda sanık ...'nın diğer sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin anlaşılması karşısında atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. G.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden İddianamede araç müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. 1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık müessesi düzenlendiğinden, sanıklara gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemeleri halinde cezalarında indirim yapılacağı hususunun ihtar edilmesi gerekirken, sanıklara usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasından önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur. 3.İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu kaçak eşyanın müsaderesi hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücreti İle Sınırlı Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, E.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararında sanıkların müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, F.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (F) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, G.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (G) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/6104 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıkların müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.