Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15339 E. 2024/7814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15339
Karar No
2024/7814
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/816 E., 2022/44 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, kararın usul, kanun ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğuna, aracın müsadere edilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 07.00 sıralarında kolluk görevlileri tarafından Van-Hakkari karayolunda icra edilen yol kontrolünde, sanığın sevk ve idaresindeki .... plakalı araca "Dur" ihtarında bulunulduğu, aracın ihtara uymayarak kaçmaya çalıştığı, ancak aracın sürücüsü olan sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde şarampole düştüğü, aracın içerisinde sigara kolilerinin bulunduğunun görüldüğü, sanığın araçtan inerek kaçmaya çalıştığı, ancak yakalandığı, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın içerisinde toplam 2000 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalarda, üzerine atılı suçu ikrar etmiştir. A. Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden Suçta kullanılan nakil aracının gizli bölmesinin bulunmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği cihetle, aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil elde edilemediği gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması, ayrıca etkin pişmanlıktan hüküm verilinceye kadar faydalanılabileceği gözetilmeksizin sanığa ödeme yapması için duruşma gününe kadar süre verilmesi ve hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin 15.12.2014 olduğu, Aynı gün incelenen Dairemizin 2024/4411 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 19.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 16.11.2015 olduğu, Sanık hakkında Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2020/2046 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 26.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 08.11.2014 olduğu, anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanık hakkındaki hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinde taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması, 4.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15339, K. 2024/7814, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-15339-e-2024-7814-k-358d324f442a