Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14487 E. 2023/5158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14487
- Karar No
- 2023/5158
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/591 Esas, 2013/828 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası (teşdiden), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ... hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 2.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/591 Esas, 2013/828 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/14708 Esas, 2020/5130 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi için sair yönleri incelenmeksizin yasa bozması yapılmıştır. 3.Bozma üzerine temyize konu edilen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/613 Esas, 2021/1646 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası (teşdiden), 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ... hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.05.2022 tarihli ve 2022/146404 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kısa kararda adli para cezasında 1/6 oranında indirim yapılırken netice cezanın yanlış belirlendiği, bu nedenle hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 17.07.2013 tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan kontroller sırasında Kilis Merkez Şıh Mehmet Mahallesi Anafartalar Caddesi üzerinde konuşlu at ahırının yakınından geçildiği esnada ahırın önünde 3-4 adet box olarak tabir edilen sigara kolilerinin olduğunun görülmesi üzerine olay yerine mahalle muhtarının çağrıldığı ve Cumhuriyet savcısına haber verildiği, akabinde muhtar nezaretinde ahırda yapılan aramada 1800 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, ahır sahibine ulaşılamadığı, ancak 18.07.2013 tarihinde saat 18.30 sularında sanık ...'ın Kilis İl Merkez Jandarma Komutanlığına teslim olduğu ve ahırda ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu, ahır sahibinden habersiz bu sigaraları koyduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanık bozma öncesi alınan savunmasında suçunu ikrar etmiştir. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit (...) varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. 4.Yargılama aşamasında yapılan keşif sonucu düzenlenen ve "suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğu ve sigara paketleri üzerinde TAPDK ve GİB logolarını taşıyan bandrol bulunmadığı" görüşünü içeren 17.09.2013 tarihli bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır. 5.Bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama sırasında sanığa ve sanık müdafiine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ olunmamış ve etkin pişmanlık konusunda sanığın savunması alınmamıştır. 6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin kısmen yerine getirildiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Tebliğnamede "Yargıtay bozma ilamı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, sanık veya müdafiine bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti yönünde duruşma gününü bildirir davetiye gönderilmeden savunma hakları kısıtlanmak suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi," nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Suriye vatandaşı olup Türkiye'de adresi bulunmayan sanığın Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve Kilis İl Emniyet Müdürlüğü nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde tebligata yarar açık adresinin tespit edilmemesi ve bozma ilamı öncesinde savunmasının alınmış olmasının yanı sıra bozma ilamının sanık lehine olması, ayrıca sanık müdafii Av....'in vekillikten ayrıldığının anlaşılması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince gıyabında dahi hüküm verilebileceğinin anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden 1."Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığa ait 1800 karton kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmesi, ele geçen sigaranın ticari miktarda olması ve savunmasında suçunu ikrar etmesi karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın 18.07.2013-19.07.2013 tarihleri arasında gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4.Sanık hakkında kurulan hükümde; 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen cezada, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "1000 gün adli para cezası" yerine hata yapılarak "100 gün adlî para cezasına" hükmedilmesi ve buna bağlı olarak sonuç adli para cezasının "20.000,00 TL adlî para cezası" yerine "2.000,00 TL adlî para cezası" olarak belirlenmesi sureti ile eksik ceza tayin edilmesi, bozma öncesi ilamda taksit sayısının 24 olarak tayin edilmesine rağmen bozma sonrası taksit sayısının 10 olarak belirlenmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi ve Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu sanık için görevlendirilen tercüman giderinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B-4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/613 Esas, 2021/1646 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 inci maddesinin üçüncü paragrafında yer alan "100 GÜN" ibaresinin çıkartılarak yerine "1000 GÜN" ibaresinin eklenmesi, aynı maddenin altıncı paragrafında yer alan "100 gün", "2.000,00 TL" ve "10 eşit" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "1000 gün", "20.000,00 TL" ve "24 eşit" ibarelerinin eklenmesi, yargılama giderlerine ilişkin 5 inci maddenin birinci paragrafının çıkartılarak yerine "Yargılama gideri olarak bozma ilamı öncesi yapılan 106,16 TL keşif-bilirkişi ücreti, 16,00 TL davetiye gideri olmak üzere toplam 122,16 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, tercüman bilirkişi ücretinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.