Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1360 E. 2022/17149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1360
Karar No
2022/17149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Mahkemece 12/08/2016 tarihli ek karar ile sanık ...'ın eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme istemi 5271 sayılı CMK'nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, bu konuda verilen 12/08/2016 tarihli eski hale getirme talebinin reddine dair ek karar hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilip kaldırılarak sanığın eski hale getirme ve temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ...'a gıyabi kararın 16/03/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 10/08/2016 tarihinde temyiz ettiği, temyizin süresinde olmadığı anlaşılmakla temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek anılan hükme hasren yapılan incelemede; Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı CMK'nun 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, CMK'nun 147 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III- Sanık ...'in temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmamış ise mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin "1/2" olacağının, aksi halde ise 1/3 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre ise; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 04.11.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/212 Esas sırasında halen derdest olan dosyada suç tarihinin 20.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.08.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/1. maddesi yerine fıkra numarası gösterilmeksizin TCK'nun 54. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1360, K. 2022/17149, T. 28.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-1360-e-2022-17149-k-fb7d6b3e81d2