Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11636 E. 2025/3706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11636
- Karar No
- 2025/3706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2292 E., 2021/559 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine ve suça konu eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2019/74 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatlerine ve suça konu eşyanın imhasına karar verilmiştir. B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/2292 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/22. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 51, 53 ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddeleri gereği sanıkların erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında verilen erteleme kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna, şartları oluşmadığı halde takdiri indirim uygulanarak verilen cezaların ertelendiğine ve hükümlerin bozulmasına ilişkindir. 2.Sanıkların Temyiz İstemleri Kararların kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, üretim, paketleme ve şişeleme gibi fiillerin yapıldığına yönelik delil bulunmadığına, satış amaçlarının olmadığına, atılı suçu işlemediklerine ve hükümlerin bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden,... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,... Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin suça konu eşyanın müsaderesine ilişkin fıkrasından "54/1" ifadesinin çıkartılarak yerine "54/4" ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi. (KD) K A R Ş I O Y Y A Z I S I 15.10.2018 tarihinde sanık ...’in ikametgahının eklentisi olan bodrumunda yapılan aramada 2 adet 220 litrelik galonda 390 litre, 3 adet 50 litrelik galonda ise 150 litre renk ve kokusundan şarap olduğu değerlendirilen içki yakalanmış, sanık ...’ın babası olan ...’in -sanık ...’ın evine yakın yerdeki- ikametinde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Arama sırasında İlçe Tarım Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen tutanakta ‘‘yakalanan içkilerin şarap olduğu ve şaraplardan incelenmek üzere numune alındığı’’ yazılmaktadır , Tarım ve Orman Bakanlığı... Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 03.12.2018 tarihli raporda ‘‘suça konu malzemenin şarap olduğu’’ mütalaa olunmuştur, Sanıkların kollukta alınan ifadelerinde ‘‘üzüm bağları olduğunu, evde yakalan malzemelerden 50 litresinin sirke, geri kalanın şarap olduğunu, şarap ve sirkeyi kendi ihtiyaçları için üzettiklerini ve ortak kullandıkları depoda sakladıklarını, şarabın 240 litresinin sanık ...’a geri kalanın ise sanık ...’a ait olduğunu’’ beyan etmişlerdir, Sanıklar hakkında 5607 S.Y’nın 3/18, 4/2 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ile kanu davası açılmıştur, Yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında gıda mühendisi ...’den alınan bilirkişi raporunda ‘‘iki ayrı fıçıda yakalanan 390 litre ürünün şarap olduğu, ancak daha önce numune alınmayan 50 litrelik iki ayrı fıçıdan alınan numunelerin inecelenmesinde sirke olduğun, depoda modern şarap üretiminde olması gereken sap ayırıcı, presleme makinası, fermantasyon tankları ve perakande satış için gerekli şişeleme, etiketleme ve paketleme makinaları alanda bulunmadığı, dolum ve şişeleme yapılması için gerekli pet şişe, cam şişe benzeri ambalaj malzemesinin suç mahallinde görülmediği, şarap üretimi ve de Sanıklar mahkemedeki savunmalarında da kolluk ifadelerine uygun savunmada bulunmuşlardır, Yerel Mahkeme ‘‘Sanıkların ticari kasıtları olduğuna dair dosyaya yansımış bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; sanıkların bireysel ticari kaçakçılık suçunu oluşturacak şekilde alkollü içkileri bulundurduğu kanaati hasıl olmadığından mahkememizce sanıkların eylemlerinin kaçakçılık suçunu oluşturmadığı kullanmak amacı ile sanıkların ikamet ettikleri evde ev yapımı olarak şarap ürettikleri kanaatine varılmıştır’’ şeklindeki gerekçe ve ‘‘yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak ,kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği’’gerekçesi ile sanıkların CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir, Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında;... 11. Bölge Adliye Mahkemesi sanıkların beraatına ilişkin kararın kaldırılmasına, sanıkların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine karar vermiştir, ... 11. Bölge Adliye Mahkemesi’nin mahkumiyet kararı Dairemizde temyizen incelenmiş ve oyçokluğu ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir, Sayın çoğunluğun kararına aşağıda yazdığım nedenlerden dolayı katılmamaktayım. 4733 sayılı Kanun'un 03.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı Kanunla değişik 8. maddesinin 1. fıkrası ‘‘Ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarak elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayan fermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurma ve faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütün mamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun 6. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışında faaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir’’ şeklindedir, Öncelikle Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin suça konu şarabın her iki sanığa ait olduğu yönündeki kabulleri, gerekse sanıkların ‘‘üzüm bağları olduğu ve şarabı kendi geleneksel imkanları ile kişisel ihtiyaçları için yaptıkları’’ şeklindeki savunmaları, keza suça konu şarabın bidonlar içinde bulunması ve satış yapıldığına dair dosyada hiç bir delil bulunmaması husuları birlikte değerlendirildiğinde 4733 Sayılı Kanunun 8/1 maddesine göre sanıkların üzüm bağları olup olmadığı hususu araştırılmadan, sanıkların üzüm bağlarının var olduğunun tespiti halinde ele geçen şarabın her bir sanığın kendi ihtiyacı için üçyüzelli litreyi aşmayan fermente alkollü içki imal etme hakkı sınırında kalıp kalmadığı hususu tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir, Ayrıca temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre de sanıkların eylemi yanlış nitelendirilmiştir, Şöyle ki; suça konu şarap henüz şişeleme işlemi yapılmamış, bidonlarda muhafaza edilen dökme alkollü içki vasfındadır, 31.12.2002 tarihinde 24980 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri, Alkol ve Alkollü İçkilerin Toptan ve Perakende Satışı ile Satış Belgelerine İlişkin Yönetmeliğin; Tanımlar başlıklı 4. maddesinde Alkollü İçki kavramı ''Hacmen % 0.5 ve daha fazla alkol içeren bira şarap ve Türk Gıda Kodeksinde yer alan distile alkollü içkiler ile bu kodekste yer almamakla birlikte belirtilen sınırlama dahilinde alkol içeren diğer içecekler'' olarak, ürün kavramı ‘‘Tütün, alkol ve alkollü içkiler’’ olarak tanımlanmıştır, 06.06.2003 tarihinde 25130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde Alkollü İçki kavramı " Hacmen % 0.5 ve daha fazla alkol içeren bira şarap ve Türk Gıda Kodeksinde yer alan distile alkollü içkiler ile bu kodekste yer almamakla birlikte belirtilen sınırlama dahilinde alkol içeren diğer içecekler’’ olarak, Alkol kavramı ‘‘Etil Alkol’’ olarak, Bandrol kavramı "Piyasaya arz edilecek alkol ve alkollü içkilerin iç ambalajına uygulanan ve Kurumun gözetim, denetim ve uygunluğunu ifade ve işaret eden ürün satışı belgesini ifade eder’’ şeklinde tanımlanmıştır. Aynı yönetmeliğin 06.07.2007 tarihli 26574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişik Piyasaya Arz başlıklı 13. maddenin 6. fıkrasında ''piyasaya arz ambalajı 20 santilitre ve daha büyük olan alkollü içkiler, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan Ürün İzleme Sistemi kapsamında iç ambalajına uygulanan bandrol veya kod ile piyasaya arz edilir. Bunların dışında kalan alkollü içkiler, ambalajlı ve dökme olarak piyasaya arz edilen etil alkol ve alkollü karışımlar, satışa verilen miktarlarına göre satış belgesi düzenlenerek dolaşıma sunulur’’ hükmüne yer verilmiştir, 17.03.2007 tarihli 26465 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1 Nolu Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzlem Sistemi Genel Tebliği’nin; Kullanılan Terimler başlıklı 2. maddesinde Bandrol Uygulaması ‘‘ Tütün mamulleri ve alkollü içkilerde ürün üzerine bandrolün yapıştırılması, bira da ise bira kutularına ve bira şişe kapaklarına kodların basılması ve yetkili firma tarafından bandrol ve kodların ürün izleme sistemi aracılığıyla aktif hale getirilmesi'' şeklinde tarif edilmiştir, Aynı tebliğde ‘‘19 Haziran 2007 tarihinden itibaren ÜİS dışında tütün mamulleri ve alkollü içki üretimi ya da ithalatı yapılamayacaktır’’, ‘‘Seri üretim yapmayan üreticilere ise aktive edilmiş olan bandrolleri teslim alabilecekleri tarih ve yer Gelir İdaresi Başkanlığınca bildirilecektir’’, ‘‘ -Bira dışındaki alkollü içki işletmelerinde üretim hattında, her bir şişe veya diğer iç ambalajların kapağı üzerine kapak açıldığında yırtılacak şekilde " yapıştırılacaktır’’ hükümlerine yer verilmiştir, 07.11.2009 tarihli 27399 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6 Nolu Tütün Mamülleri Ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzlem Sistemi Genel Tebliği’nin 2.4 maddesinde; ''Tebliğin (1) numaralı 'Giriş' bölümünün 10 uncu paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir. 1/1/2010 tarihinden itibaren yıllandırma işlemi için bekletilecek şişelenmiş şaraplarda, bekletilme süresince bandrol kullanılmaz. Söz konusu ürünlerin sayımları seri üreticilerde ürün izleme sistemi vasıtasıyla yapılır. Üreticiler tarafından yıllandırma için bekletilen ürünlere ilişkin bilgiler üçer aylık dönemleri izleyen ayın 20 nci gününe kadar Tebliğ ekinde yer alan EK-III.A “Yıllandırma İşlemi İçin Bekletilen Şaraplara İlişkin Bildirim Formu” ile TAPDK’ya bir dilekçe ekinde bildirilir. Ocak-Mart 2010 dönemine ilişkin olarak yapılacak ilk bildirim 20/4/2010 tarihine kadar yapılacaktır. TAPDK’dan onay almak koşulu ile şarap üreticisi firmalar, şişeli yıllandırma işlemi için uygun şartlara sahip ve üretim yeri ve müştemilatı içerisinde sınırları belirli bir yıllandırma alanında; etiket, kapişon v.b. ambalaj malzemesi kullanmaksızın bandrolsüz şişeli ürün bulundurabilirler. Bu ürünlere, üreticiler tarafından piyasaya arz edilmek üzere etiketlenip kapişonlandıkları anda bandrol uygulanacaktır'', ''Şarap üreticisi firmalar 31/12/2009 tarihine kadar TAPDK’ya başvurarak şişeli yıllandırma işleminin gerçekleştirileceği alanı ve bu alanın şişeli yıllandırmaya uygun olduğunu belirtir, içeriği TAPDK tarafından belirlenmiş taahhütname ile onay almak zorundadırlar. Bu onayı almayan firmalar şişeli yıllandırma işlemini yapamazlar. Bu onay alınmaksızın, yıllandırma işlemi amacıyla bandrolsüz alkollü içki bulundurulması, 'ambalajlarında bandrol bulunmayan alkollü içki' kapsamında değerlendirilecektir'' hükmüne yer verilmiştir. 4733 Sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (e) bendi olup şöyledir; Kurumdan izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tüm mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda sanığın ilkel yollarla ürettiği şarabı bidonlar içinde muhafaza etme şeklinde gerçekleştirdiği eylemi 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının e bendinde yazılı -Kurumdan izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir-kabahate uymaktadır, bu nedenle Bölge Mahkemenin 5326 sayılı Kanunun 24. madesinde yazılı ''Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir'' hükmü gereğince sanıklar hakkında idari para cezası uygulaması gerekirken yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararı vermesi yasaya aykırıdır. Sonuç olarak; sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile kurulan mahkuiyet hükmünün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun, düzelterek onama kararına katılmıyorum.12.03.2025