Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8265 E. 2025/4682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8265
- Karar No
- 2025/4682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/112 E., 2014/398 K. ŞİKÂYETÇİ : Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin yokluğunda verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla,Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2013 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden 21.07.2013 günü saat: 23.00 sıralarında ... Kargo firmasına ait... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ...plaka sayılı dorsede yapılan aramada göndericisi ...cad., alıcısı ... ... Şubesinden alınacak ... bilgilerinin yazdığı... barkod numaralı 2 koliden oluşan gönderi içerisinde toplam 37 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; ... Kargo... Şubesi yetkilisi olan sanık aşamalarda davaya konu kolilerde ne olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, suça konu... plaka sayılı çekici ve ...plaka sayılı dorse içerisinde aynı nitelikte bir çok koli halinde sigara ele geçirildiği, sanığın rastgele düzenlediği evrak ve irsaliyelerden göndericilerin tespitinin mümkün olmadığı, yapılan araştırmada bir çoğunun hayali kişiler olduğu, ele geçirilen gümrük kaçağı eşyaların niteliği ve miktarı ile bu eşyalara ilişkin herhangi bir fatura, irsaliye ve benzer bir belge sunulmaması, kargonun göndericisi ve alıcısına ait açık kimlik, adres ve telefon num...ı gibi gerekli bilgileri taşımaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri ve Taşıma Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince gönderici ve alıcısının açık kimlikleri ve adresleri bulunmayan, yani mevzuata uygun olmadan kabul edilen kargonun içerisinde kaçak eşya bulunması halinde bu durumun kargoyu kabul eden kargo görevlilerince bilinebileceği, kargo görevlisinin kargo eşyasını teslim alırken aldığı şahsın kimlik bilgilerini kontrol etmeden teslim alması mümkün olmadığı gibi, bu miktarda eşyanın teslim alınmasında görevi gereği yapması gereken araştırma ve incelemeyi yapmayan sanığın üzerine atılı suçun oluştuğu, yine sanığın eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan "Kargo Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğin "Gönderilerin kabul şartları" başlıklı 6. maddesi ile "Adreslerin yazılması" başlıklı 20. maddesine açıkça aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın müsnet suçtan mahkûmiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi, 2. İddianamede müsaderesi talep edilen ve bizatihi suç konusunu oluşturan dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesinden müsaderesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.