Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20256 E. 2025/4360 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20256
Karar No
2025/4360
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/770 E., 2017/2227 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanığın idaresindeki araç ile ıssız bir mahalle götürdüğü katılana cinsel ilişkiye girme niyetinden bahsederek göğüslerini sıkıp kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı sırada katılanın ısrarlı şekilde bakire olduğunu söyleyerek karşı koyması üzerine sanığın eylemine son verdiğinin kabulü ile değişen suç vasfına göre teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, temel cezaların alt sınırdan tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın idaresindeki aracın ön koltuğunda gece vakti tenha bir yere giden katılanın iddialarının inandırıcılıktan uzak olduğuna, sanığın katılanın istediği parayı vermemesinden ötürü çıkan tartışmanın çevreden görülerek ihbar edilmiş olabileceğine, katılanın kolluk kuvvetlerine şikayetini bildirmemesi ve adli muayene raporunun savunmayı destekler mahiyette olmasına karşın kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa uygun kabule göre, sanığın gerek sözlü gerekse fiili olarak katılan ile cinsel ilişki yaşamaya dair kastını ortaya koyarak cebir ve tehdit yoluyla eylemlerini devam ettirdiği sırada direniş gösteren katılanın bakire olduğuna dair ısrarlı söylemleri üzerine eylemini sonlandırması karşısında sanığın, katılanın aşılabilir mukavemeti dışında organ veya sair cisim sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminin tamamlamasına engel harici herhangi bir neden bulunmaksızın eylemini sonlandırdığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme düzenlemesi de nazara alındığında, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 102/1-1.cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20256, K. 2025/4360, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-20256-e-2025-4360-k-7484213282e4