Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/490 E. 2025/4686 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/490
Karar No
2025/4686
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/360 E., 2021/131 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Kamu davasının zamanaşımından düşmesi, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 05.01.2009 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği halde bizatihi kaçak olmayan nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükümden suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkin (3) numaralı fıkranın çıkartılarak yerine ''Suç eşyasının taşınmasında kullanılan 65 AF 711 plaka sayılı nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, aracın trafik tescil kaydı üzerindeki tedbirin kaldırılmak suretiyle sahibine iadesine'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/490, K. 2025/4686, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-490-e-2025-4686-k-c368af35e9f2