Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8148 E. 2024/11437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8148
Karar No
2024/11437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2015/91 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmediği, dolayısıyla davaya katılma imkânı tanınmadığı anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemine göre hükmün incelenmesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; davaya katılma hakkının tanınmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri; hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuk savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı sigara ile birlikte yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hâzinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması ve suç tarihi ile ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun katılan olarak kabul edilip lehine vekâlet ücretine hükmolunması, 3.Suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.İddianamede kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmesi, 5.Suça sürüklenen çocuğun gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/8148, K. 2024/11437, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-8148-e-2024-11437-k-214ba4d30e25