Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/6169 E. 2025/6679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6169
Karar No
2025/6679
Karar Tarihi

SAYISI : 2014/201 E., 2016/535 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet, suça sürüklenen çocuk ... Kayaokay hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.06.2021 tarihli Tebliğname'de, "sanık ...'ın temyiz isteminin süre yönünden reddine" ilişkin görüş belirtilmiş ise de; sanık ...'ın anılan temyiz istemi yönünden Mahkemece, 22.09.2016 tarihli ek karar ile "temyiz isteminin süreden reddine" dair karar verildiği ve anılan ek karara karşı sanık ... tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'de sanık ...'ın temyiz istemi yönünden belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile suça sürüklenen çocuk ... Kayaokay hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

I- Suça Sürüklenen Çocuk ... Kayaokay Hakkında Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-d bendi ve aynı Kanun'un 66/2. maddesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.07.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

III- Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Kararın İncelenmesinde Müsaderesine yer olmadığına karar verilen nakil aracının plakasının hükümde "01 ... 81" yerine "01 ... 81" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenle sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair kararın, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasından "..." ifadesinin çıkartılarak yerine "..." ifadesinin eklenmesi suretiyle nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

IV- Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanık ... suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık ... suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık ... suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2.Sanık ... suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca asli fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylemlerinin yardım eden olarak kabulü ile haklarında eksik ceza tayini,

3.Sanık ... suça sürüklenen çocuğun kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 18.07.2014 olduğu,

Suça sürüklenen çocuk hakkında İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2020/353 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 18.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.02.2015 olduğu, anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında 110 gün adlî para cezası yerine 111 gün adlî para cezasına hükmedilmesi ve neticeten 110 gün karşılığı 2.200,00 TL adlî para cezası yerine 2.220,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

6.Sanık ... hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında 166 gün adlî para cezası yerine 333 gün adlî para cezasına hükmedilmesi ve neticeten 166 gün karşılığı 3.320,00 TL adlî para cezası yerine 3.340,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

7. Sanık ... hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

8.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

9.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin mahkûmiyetine karar verilen sanıklar ve suça sürüklenen çocuktan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın sonuç cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/6169, K. 2025/6679, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-6169-e-2025-6679-k-96a9e9340f03