Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5279 E. 2024/11680 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5279
- Karar No
- 2024/11680
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/466 E., 2016/361 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi ret, kısmi bozma Malen sorumlunun temyiz istemi yönünden; Malen sorumlunun 13.01.2016 tarihli duruşmada alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden; Malen sorumlunun 13.01.2016 tarihli duruşmada alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını beyan ettiği ve davaya katılma talebinde bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran hakkında beraat kararı verilen sanık ...'a yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanık ...'un yolcu olarak bulunduğu otomobilde arka koltuk ve bagaj bölümünde, dışarıdan bakıldığında görünür vaziyette 980 karton kaçak sigara ele geçtiği, sanığın kaçak sigaralardan haberdar olmadığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilerek, diğer sanık ... ile iştirak halinde atılı suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III-Sanık ...'un Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.12.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 29.05.2015 olduğu, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/166 Esas, 2021/856 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.03.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.03.2015 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Suçta kullanılan aracın sanık ...'un annesi ... adına kayıtlı olduğu, aracın suç tarihindeki değeri ile suça konu sigaraların değeri dikkate alındığında nakil aracının müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırılık oluşturmayacağı, ele geçen kaçak eşyanın nakil aracının miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu anlaşılmakla, aracın kayıt malikinin iyiniyetli üçüncü kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından, araca ait varsa trafik cezalarının kimin adına olduğu hususu kolluk marifetiyle araştırılarak aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı belirlendikten sonra müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.