Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31976 E. 2025/12267 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31976
- Karar No
- 2025/12267
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/343 E., 2021/555 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hakkı bulunan Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İhbar doğrultusunda gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı karara istinaden sanığa ait iş yeri ve depoda yapılan aramalarda 1350 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği esnada sanığın iş yerine gelen ve soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan ...'ün, yaklaşık 1 hafta önce sanıktan kaçak sigara satın aldığını beyan ederek 26 paket sigarayı rızaen teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, aşamalarda alınan ifadelerinde sanığa söz konusu 26 paket kaçak sigaranın sorulmaması ve tanık ...'ün soruşturma beyanları ile arama sırasında mahallinde bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti yönünden yargılama aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmesi suretiyle eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de; 1.Dosyada mevcut KEMT varakası ile alınan bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değerlerin birbirinden farklı olduğu, Mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen ve daha düşük olan meblağın gümrüklenmiş değer olarak dikkate alınması suretiyle sanığa 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakası arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 15/04/2020 tarihinden tayin edilen duruşma gününe kadar ödemesi halinde "1/3" oranda indirim yapılacağı belirtilerek sanığın yanıltılması,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4.Dava konusu kaçak eşyaya ilişkin müsadere talebi hususunda bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.