Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30087 E. 2025/3660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30087
Karar No
2025/3660
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/311 E., 2021/43 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın 28.01.2021 tarihinde usûlüne uygun tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 08.02.2021 tarihinde temyiz ettiği, katılan vekilinin temyiz isteğinin ise süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığa 28.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.02.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdanî kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukukî nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanunî bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, uyarlama yargılaması yapıldığından bahisle gerekçesiz hüküm kurulması,

Kabule göre de; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması, akabinde 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen düzenlemelerin sanık lehine değerlendirilmesi gerekirken, temel cezanın doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenmesinden sonra aynı Kanun'un 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

2.Soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun biçimde ihtarat yapılmayan ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyen sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezasında 1/2 oranında indirim uygulanmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.06.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 10.07.2013 olduğu,

UYAP sisteminde yapılan incelemede halen derdest olan Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/554 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20.05.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.07.2013 olduğu,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Kısa süreli hapis cezası adlî para cezasına çevrilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30087, K. 2025/3660, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-30087-e-2025-3660-k-553a7c559251