Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30060 E. 2025/3642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30060
- Karar No
- 2025/3642
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/300 E., 2021/41 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Anayasa'nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ... tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, uyarlama yargılaması yapıldığından bahisle gerekçesiz hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7424 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığa verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi yerine 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği, "Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine" ve 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği "Denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ilişkin hükümlere yer verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Nakil aracının iddianamede müsaderesi talep edilmediği ve üzerine şerh konulmadığı halde, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.