Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24817 E. 2023/8248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24817
- Karar No
- 2023/8248
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/509 E., 2018/1439 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 23.10.2007-26.09.2011 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; 7 yıl açıkta ve tutuklu kalan sanığın hayatını idame ettiremediği, bu haliyle zaruret haline düştüğü ve ticaret yapma kastının bulunmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, muhakemenin durmasına karar verildiği 11.11.2015 tarihinden, soruşturma izninin verildiği 23.11.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 11.11.2015-23.11.2015 tarihleri arasında geçen durma süresi de dikkate alındığında, suçun işlendiği 23.10.2007-26.09.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2017/509 Esas, 2018/1439 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.