Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21861 E. 2023/11155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21861
- Karar No
- 2023/11155
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/957 E., 2016/819 K. SUÇLAR : İzin tecavüzü, firar HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. (Kapatılan) Malatya 2. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 25.09.2013 tarihli ve 2013/538 Esas, 2013/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.06.05.2013-25.05.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, b.26.06.2013-09.07.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, c. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, bu kararlar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 05.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 05.11.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 23.03.2014 tarihinde kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/957 Esas, 2016/819 Karar numarasını alan (Kapatılan) Malatya 2. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile önceki hükümlerin açıklanarak sanık hakkında; a.06.05.2013-25.05.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, b.26.06.2013-09.07.2013 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükümlerin temyiz edilmesi iradesine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının olmadığına, her iki suçtan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin ... olmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 15.04.2013 tarihinde 10 gün süreyle sıhhi izne gönderildiği, daha sonra talebi üzerine 23.04.2013 tarihinden itibaren 10 gün izin ve 1 gün yol süresi daha verildiği, Millî Savunma Bakanlığı (MSB) yol süre tablosuna göre sanığa birliğinin bulunduğu Malatya ili ile izne gittiği Ankara ili arasında gidiş-geliş için 2 günlük yol süresi tanınması gerektiği, buna göre ek olarak verilen 10 gün izin ve 2 gün yol süresi sonunda en geç 05.05.2013 tarihinde saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerekirken katılmayan sanığın bilahare 25.05.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, Yine sanığın 24.06.2013 tarihinde Ankara GATA Hastanesi psikiyatri polikliniğinde yapılan muayenesi neticesinde 10 gün istirahat aldığı, MSB yol süre tablosuna göre hastanenin bulunduğu Ankara ili ile birliğinin bulunduğu Malatya ili arasında dönüş için tanınması gereken 1 günlük yol süresi sonunda en geç 25.06.2013 tarihinde saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 09.07.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı anlaşılmaktadır. 2. Sanığın izin tecavüzü suçuna ilişkin savunmasında; izin süresi sonunda amcaları ile tarla mevzusu yüzünden aralarının bozuk olması nedeniyle zamanında birliğine katılamadığını, 25.05.2013 tarihinde gecikmeli olarak birliğine katıldığını; Firar suçuna ilişkin savunmasında ise; istirahat sonunda ailevi sorunlarının bulunması nedeniyle zamanında katılamadığını, 09.07.2013 tarihinde gecikmeli olarak birliğine katıldığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Sanığın 15.04.2013 tarihinden itibaren 10 gün süreyle sıhhi izne gönderildiğine dair izin belgesi, 23.04.2013 tarihinde 10 gün izin ve 1 gün yol süresi verilerek kanuni izne gönderildiğine dair erbaş-er izin belgesi, izin süresi sonunda birliğine katılmadığına dair 10.05.2013 tarihli tutanak, 25.05.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığına dair tutanak, sanığın kanuni ve sıhhi izin safahatını gösterir belge dosya kapsamında mevcuttur. 4. Sanığın uyum bozukluğu tanısıyla 10 gün istirahat aldığına dair Ankara GATA Hastanesince tanzim olunan 24.06.2013 tarihli belge, 10.07.2013 tarihli disiplinsizlik olayı tespit tutanağı, sanığın 09.07.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığına dair birliği komutanlığının 10.07.2013 tarihli yazısı dosya kapsamında mevcuttur. 5. Sanık hakkında düzenlenen vaka kanaat raporu, sanığın gördüğü tedavilere ait sağlık kayıtları ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 6. Sanık hakkında düzenlenen Ankara GATA Hastanesinin 21.08.2013 tarihli ve 10127 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile sanığın "uyum bozuklukları, antisosyal kişilik, inmemiş testis (sağ orşiektomili) tanılarıyla psikiyatrik ve ürolojik yönden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu"; 28.08.2013 tarihli Adlî Rapor ile de "suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 34 ncü maddelerinden faydalanamayacağı" görüşünün belirtildiği saptanmıştır. 7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın gönderilmiş olduğu izinler sonrasında 06.05.2013 tarihine kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 20.05.2013 tarihinde kendiliğinden teslim olduğu, savunmasında beyan ettiği hususların askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkan bulunmadığı, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tüm dosya kapsamına göre sanığın 26.06.2013-.09.07.2013 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil süresi içinde kendiliğinden katılmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği belirlenmekle, sanık hakkında firar suçundan dolayı mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümlerin, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükümlerin aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklik de gözetilerek bu hususun ve sanığın 13.08.2013 tarihinde adlî gözlem altında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, sağlık kurulu raporu ve adlî raporla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/957 Esas, 2016/819 Karar numarasını alan (Kapatılan) Malatya 2. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.