Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20987 E. 2023/3696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20987
Karar No
2023/3696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/645 E., 2015/680 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarihli ve 2015/4648 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na (1632 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/645 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, son yoklamasını tabi olduğu celp döneminin son gününden önce yaptırmamış olması nedeniyle ... Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 07.08.2014 tarihli ve 4277 Esas, 358 Karar sayılı idari yaptırım kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.233,00 TL idarî para cezası ile cezalandırıldığı, 06.11.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilen bu kararın 22.11.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın, hakkında kesinleşmiş idarî para cezası kararı bulunmasına rağmen son yoklamasını yaptırmadığı, yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 30.01.2015 tarihinde polis tarafından yakalandığı maddi olay olarak anlaşılmaktadır. 2.Sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen ... Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 07.08.2014 tarihli ve 4277 Esas, 358 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır. 4.İdarî yaptırım kararının 06.11.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır. 5.Sanığın 30.01.2015 tarihinde yakalandığına dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır. 6.Sanığın askerlik safahatını gösterir belge dosya arasında bulunmaktadır. Askerlik safahatı incelendiğinde, hakkında 07.08.2014 tarihinde verilen idarî para cezası bulunan sanığın, yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 30.01.2015 tarihinde yakalandığının belirtildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm; 1.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan incelemede, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 ve 20.03.2018 tarihli iddianameleri ile yoklama kaçağı suçundan açılan kamu davalarında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2019 tarihinde kesinleşen 13.11.2018 tarihli ve 2017/1032 Esas ve 2018/693 Karar sayılı kararıyla, "... ... Hastanesi tarafından düzenlenen raporda sanığın askerliğe elverişli olmadığının, askerliğe elverişsizlik halinin hangi tarihten itibaren başladığı hususunda geriye dönük olarak net bir tespitin yapılamayacağının ancak öyküsünden hastalık belirtilerinin 13 yaşından itibaren var olduğunun rapor edilmiş olması, suçun oluşumu için failin askerliğe elverişli olmasının gerektiğinin, askerliğe elverişsizlik durumunun ortaya çıkması halinde işlenemez suç kuramı uyarınca suçun yasal unsurlarının oluşmayacağının kabul edilmesi bir bütün olarak kabul edildiğinde yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle ayrı ayrı beraat kararı verildiğinin anlaşılması ve 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı, bakaya ve saklı suçlarının işlenebilmesi için, failin suçu işlediği tarihlerde beden ve ruh sağlığı itibarı ile askerliğe elverişli olmasının gerekmesi karşısında; bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından sanık hakkında ... ... Hastanesince düzenlenen askerliğe elverişli olmadığına dair raporun okunaklı ve onaylı bir suretinin dosyaya getirtilerek raporda belirtilen hastalık yönünden sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Kanun'a eklenen geçici 55 inci maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ... içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar." hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise "Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idarî ve adlî soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idarî para cezaları tahsil edilmez" hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında; Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığının araştırılarak elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun ve bedelli askerlik yapmadığının anlaşılması halinde; 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 4.... Askerlik Şubesi Başkanlığının 03.03.2015 tarihli ihbar yazısı ve ekleri ile tüm dosya kapsamına göre sanığın yoklama kaçağı eyleminin 22.11.2014-30.01.2015 tarihleri arasında temadi ettiğinin anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığında ve gerekçe içeriğinde suç tarihlerinin 22.11.2014-30.01.2015 olarak kabul edilmesi gerekirken 16.02.2015-29.06.2015 olarak kabul edilmesi, 5.... Askerlik Şubesi Başkanlığının 03.03.2015 tarihli ihbar yazısı ve dosya kapsamına göre, hakkındaki idari para cezasının 22.11.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan sanığın 30.01.2015 tarihinde yakalandığı dikkate alındığında, 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi uyarınca "dört ... içinde yakalananlar" hükmü kapsamında cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin "dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar" cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/645 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20987, K. 2023/3696, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-20987-e-2023-3696-k-5f135ecf6b5f