Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/1978 E. 2023/11374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1978
- Karar No
- 2023/11374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/752 E., 2016/135 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/752 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaza, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'ın suçu işlediği sabit iken, sanığın cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz sebepleri; kaçak akaryakıtı diğer sanık ...'dan satın aldığına, kesin ve yeterli delilin bulunmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.06.04.2015 tarihinde arama kararına dayalı, sanık ...'e ait tamirhanede huzurda yapılan aramada, bidonlar içerisindeki toplam 576 lt karışımlı kaçak akaryakıt ele geçirildiği, sanık ...'ın suça konu akaryakıtı sanık ...'dan satın aldığını beyan etmesi üzerine, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci ve beşinci fıkraları gereği cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ... savunmasında; diğer sanığı tanıdığını ancak ele geçirilen eşyayı satmadığını, kendisinin lisanslı ürün sattığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Sanık ... savunmasında; arama yapılan işyerinin kendisine ait olduğunu, bidonlar içerisinde 10 numara yağ tabir edilen suça konu eşyanın ele geçirildiğini, diğer sanık ...’dan satın aldığını, kaçak eşyayı yakıt tasarrufu için araçlarda kullandığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Sanık savunmaları, analiz raporu ve dosya kapsamına göre suça konu eşyanın jet yakıtı ve mineral yağ karışımı olduğu anlaşılmıştır. 5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, sanık ...'ın beyanları ile olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler ve analiz raporu dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık ...'in savunması, sanık ...'in aşamalardaki beyanları, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ...'in lehine hükümler içerdiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.12.2015 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1053 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 25.05.2015, iddianame tarihinin 20.10.2015 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen fıkra gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 5.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezası için 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, nedenleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. V.KARAR A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Gerekçe bölümünün (A bendinde) açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/752 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Gerekçe bölümünün (B-2, 3, 4 ve 5 numaralı bendinde) açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/752 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.