Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19291 E. 2024/4961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19291
Karar No
2024/4961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1182 E., 2020/491 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli 3. Asliye Mahkemesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2018/1182 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin, 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.02.2021 tarihli ve 94660652-105-20-17221-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2021 tarihli ve KYB - 2021/29329 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2021 tarihli ve KYB - 2021/29329 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-b maddesi kapsamında işlenen izin tecavüzü suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4 üncü maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu nazara alındığında; kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 19.01.2007 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.10.2010 ile yeniden suç işlendiği 16.09.2011 tarihleri arasında 11 ay 10 gün durmasını müteakip kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 19.01.2007 tarihinde işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 12.12.2006 tarihinde işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 üncü maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar KYB konu ihbarname içeriğinde sanığın savunmasının alındığı 19.01.2007 tarihinden sonra 8 yıllık olağan zaman aşımının dolduğu belirtilmiş ise de; zaman aşımını kesen son işlemin 22.06.2007 tarihli mahkûmiyet hükmü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 31.08.2010 tarihinde kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep sonuç itibarıyla yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Denizli 3. Asliye Mahkemesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2018/1182 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19291, K. 2024/4961, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-19291-e-2024-4961-k-c09049733f53