Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19274 E. 2025/4468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19274
Karar No
2025/4468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/607 E., 2016/515 K. ŞİKÂYETÇİ : Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet; kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanık ...'a Verilen Beraat Hükmü Yönünden; Sanık ...'ın 29.05.2015 tarihinde kamu zararı olarak ödemiş olduğu 341,58 TL'nin talep edilmesi halinde mahallinde her zaman iade edilebileceği mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, III-Sanık ...'a Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereği hüküm kurulması gerekirken Mahkemece uygulama yeri bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereği hüküm kurulması, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Mahkemece katılma talebi kabul edilerek gerekçeli kararda sıfatının ''katılan'' olarak gösterilmesi, 3.Ele geçen kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Düşünce) KARŞI OY Sanıklar ... ve ...'ın......köyünde faaliyet gösteren bakkal dükkanını birlikte işlettikleri, söz konusu iş yerinde kaçak sigara bulundurdukları ve sattıkları şeklinde ihbar üzerine mahkemesinden alınan adlî arama kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada değişik markalarda 56 paket kaçak sigara ele geçirilmesi şeklindeki olayımızda, sayın Yüksek Daire çoğunluğuyla ihtilafımız sanıklardan ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkindir. Kaçak sigaraların bulunduğu yer bir iş yeridir. Sanıklar savunmalarında iş yerini asıl olarak sanık ...'ın yardımcı olarak ise sanık ...'in işlettiğini ikrar etmişlerdir. Ve bulunan sigaraları içmek için bulundurduklarını kabul etmişlerdir. Her iki sanığın eylemleri benzerdir. Sanıklardan birine beraat verilmesi diğerine mahkûmiyet kararı verilmesi dosya kapsamına uygun değildir. Bu itibarla iş yerinde kaçak sigara bulunduran sanık ...'ın da cezalandırılması düşüncesiyle, bu sanık yönünden verilen beraat kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19274, K. 2025/4468, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-19274-e-2025-4468-k-83582152f42e