Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/15768 E. 2025/8303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15768
Karar No
2025/8303
Karar Tarihi

SAYISI : 2015/600 E., 2016/330 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanıklar ..., ..., sanıklar ..., ..., ... müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî vefat nedeniyle düşme, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Münhasıran Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Soruşturma aşamasında şerh konulmayan ve iddianamede müsadere talebi bulunmayan nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz incelemesine konu bir kararın da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.07.2016 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Burdur Devlet Hastanesi tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III-Sanık ... ile Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suça konu gümrük kaçağı akaryakıt hakkında KEMT varakasının düzenletirilmemesi, 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, 5. Suçun işlenmesinde kullanılan elektrikli aktarım düzeneğinin 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle sanık ... ile sanıklar Muhlisy Yücel ve Mehmet Veli müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15768, K. 2025/8303, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-15768-e-2025-8303-k-d25e4f9b3ab3