Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14289 E. 2025/10766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14289
Karar No
2025/10766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/255 E., 2015/275 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararları ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

I- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Kolluk görevlilerince 12.04.2013 tarihinde yapılan istihbari çalışmalarda Hatay ilinden temin edilen gümrük kaçağı sigaraların 31... ve 31... plaka sayılı araçlar ile Alanya ilçesine getirilerek piyasaya sürüleceği bilgisi alınması üzerine, bahse konu araçların tespitine yönelik olarak çalışmalara başlandığı, 31... ve 31... plaka sayılı araçların aynı gün saat 17.40 sıralarında ... Beldesinden, Alanya ilçesine giriş yaptıkları ve daha sonra saat 18.00 sıralarında ... Beldesine gelerek bir siteye girerek, sitenin otoparkına park ettikleri, bu sırada kolluk görevlilerince araçlarda bulunan şahıslara müdahale edildiği, 31... plaka sayılı ... marka otomobilde sanıklardan ... ve ...'un, 31... plaka sayılı ... marka otomobilde ise sanıklar ... ve ...'in yakalandıkları, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile yapılan aramada, 31... plaka sayılı aracın bagajı ve arka koltukları üzerinde 455 karton, 31... plaka sayılı aracın bagajı ve arka koltukları üzerinde 548 karton olmak üzere toplamda 1003 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda; sanık ...'in nakil araçlarından 31... plaka sayılı aracın şoförü, sanık ...'ın araç içerisinde olduğu soruşturmanın başlamasına neden olan istihbari bilgi içeriği, dava konusu sigaraların bir kısmının araçta bulunanlar tarafından görülecek şekilde her ikisi de kiralık olan araçların koltukları üzerinde ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...'in savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, diğer sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve toplu kaçakçılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar ... ve ...'in hakkında yine diğer sanıklarla birlikte işledikleri iddia olunan aynı tür suçtan açılan ve halen derdest bulunan İskenderun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.20 13... .05.2013 suç tarihli 2025/157 Esas sayılı dava dosyası, zincirleme suç hükümleri bakımından incelenip gerektiğinde dosyalar da birleştirilerek, sanıklar ... ve ...'in atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 1.Suça konu kaçak sigaralar hakkında Gümrük İdaresine kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi,

2.Suça konu 1003 karton kaçak sigaranın miktarı gözetildiğinde, cezanın hakça oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, sanıklar hakkında asgari hadden hüküm kurulması,

3.Yukarıda ( I ) numaralı bentde açıklandığı üzere eylem ve menfaat birliği ile hareket eden sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar ... ve ... hakkında bireysel kaçakçılıktan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,

4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.06.2013 olduğu,

UYAP kayıtlarında yapılan incelemede; Sanıklar hakkında İskenderun 10. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2025/157 Esas sayılı dosyasında, suç tarihlerinin sırasıyla 01.04.20 13... .05.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 25.10.20 13... .10.2013 olduğu anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanıklara ait belirtilen dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

6.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

7.Sanık ... hakkında ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

8.Suça konu eşyanın müsaderesi sırasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

9.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324/2. maddesindeki "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir'' şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli, 111/7 sayılı "...yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli, 4/3 sayılı "...tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini'' belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüklerini öğrenmeleri ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacakları hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14289, K. 2025/10766, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-14289-e-2025-10766-k-846aee0fb324