Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13720 E. 2025/6141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13720
- Karar No
- 2025/6141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/45 E., 2015/256 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmî Belgede Sahtecilik, Mühürde Sahtecilik HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik ve Mühürde Sahtecilik suçlarından beraat 2. Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ve Resme Belgede Sahtecilik suçlarından mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz kapsamının, sanık ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu ve malen sorumlu vekilinin tedbir kararını kaldırılmasına dair 24.05.2017 tarihli talebinin temyiz iradesi taşımadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet ve Mühürde Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ile Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, sanıkların eylemi için anılan madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık ... yönünden anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği savunmasının alındığı 09.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar; sanık ... yönünden ise anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 15.10.2015 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III- Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Ele geçen kaçak eşyanın miktarı göz önüne alındığında temel cezada teşdit yapılmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'da eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında ise eşyanın değerinin fahiş olması halinde cezada artırım öngörüldüğü cihetle, Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde hapis cezası yanında adlî para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında yalnız hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, 3.Sanığa verilen hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hususuları bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezasında kazanılmış hakkının korunmasına, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.