Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12095 E. 2025/5670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12095
- Karar No
- 2025/5670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/758 E., 2015/666 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî düzeltilerek onama
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden, suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden temyiz istemlerine ilişkin anılan suçlardan doğrudan zarar görmediklerinden davaya katılma ve hükümleri temyize yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik kamu davasından haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyize hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik Gümrük İdaresinin, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz istemlerine ilişkin ise, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçu Yönünden, Suçtan Zarar Gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin ise 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçu Yönünden Temyiz İstemlerine İlişkin Anılan suçlardan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca bahsi geçen kamu davalarına katılan sıfatlarının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekillerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
II- 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçuna Yönelik Gümrük İdaresi Vekilinin, 5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçuna Yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin Temyiz İstemlerine İlişkin Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
Sanık ...'ın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin, anılan Kanun'un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 04.12.2014 tarihinden;
Sanıklar ... ve ...'ın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarına ilişkin, anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan sanık ... hakkında verilen 15.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi ve suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.