Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11010 E. 2024/7249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11010
Karar No
2024/7249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/47 E., 2017/356 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; ticari kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; ticari kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; ticari kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 09.01.2014 tarihinde önleme araması kararına dayalı yolcu otobüsünde yapılan aramada, sanık ...’a ait valiz içerisindeki toplam 290 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanık ...’ın suça konu sigaraları sanık ...’dan aldığını ve Antalya’daki sanık ...’a götürdüğü beyan ettiği, diğer sanıklar ... ve ...’in de bu hususu doğruladıkları olayda; sanıklar hakkında, ticari miktar ve mahiyette sigaraları bulundurdukları iddiası ile cezalandırılması istemiyle, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... aşamalarda; suça konu sigaraları sanık ...’den aldığını ve Antalya’daki sanık ...’e götürdüğünü, sigaraların kendisine ait olmadığını, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir. Sanık ... aşamalarda; suça konu sigaraları Antalya’daki kardeşi sanık ...’e diğer sanık ... vasıtası ile gönderdiğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir. Sanık ... aşamalarda; suça konu sigaraları kardeşi sanık ...’den içmek için istediğini, sigaraları sanık ...’in diğer sanık ... vasıtası ile kendisine gönderdiğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi beyanı dava dosyasında mevcuttur. Suça konu sigaralara ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunmasına, bilirkişi beyanının içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, 3.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması, 5.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi dördüncü fıkrası gereğince müsaderesi gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesi altıncı fıkrasına aykırı olarak fıkra numarası gösterilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince yazılı hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/47 Esas, 2017/356 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11010, K. 2024/7249, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11010-e-2024-7249-k-d7c09cb3cbab