Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/423 E. 2023/3070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/423
- Karar No
- 2023/3070
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/251 E., 2015/418 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2015/251 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na(5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 11 ... hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması sebebi ile sınırlıdır. 2.Sanığın temyiz sebebi, 5237 sayılı Kanun'un 53 maddesinin bazı bölümlerinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde sanığın sürücülüğünü yaptığı otomobilde Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/411 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 7500 paket kaçak sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın kolluk beyanında, yolcu otobüsü ile seyahat etmekteyken dinlenme tesisinde Mustafa isimli birinin gelerek kendisine otoparkta aracı olduğunu söyleyerek bu aracı Ankara'ya götürmesini istediğini, kaçak sigaralarla ilgisi olmadığını, duruşmadaki savunmasında ise tanıdığı ama ismini hatırlamadığı bir kişinin kendisinden yorgun olması nedeniyle aracını Ankara'ya götürmesini istediğini, karşılığında herhangi bir şey talep etmediğini, kaçak sigaralarla ilgisi olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2015/251 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sürücülüğünü yaptığı otomobilde 7500 paket ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulanan sanık hakkında; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle lehe yasanın tespiti yerine, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2 Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları,7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5 ... maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 4.Dava konusu eşyaların müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... idaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2015/251 Esas, 2015/418 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.