Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/134 E. 2023/11237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2020/134
Karar No
2023/11237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/346 E., 2015/872 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/346 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyalar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kaçak eşyaların ele geçirildiği iş yerinde işçi olarak çalıştığını, vergi levhasının kendi adına iş yeri sahipleri tarafından zorla yaptırıldığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ederek kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine, kolluk görevlilerince kontrol amacıyla isimsiz iş yerine girildiğinde açık olan masa çekmecesinde gümrük kaçağı kaçak sigaralar görülerek, iş yerinde bulunan dava dışı ... ve ... tarafından teslim edilen 145 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında, iş yerinin kendisine ait olmadığını, işçi olarak çalıştığını, vergi levhasının iş yeri sahipleri tarafından kendisinin zorla adına yaptırıldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir 3.Ele geçirilen kaçak eşya hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu 145 paket sigaranın gümrüklenmiş değerinin 1.228,72 TL olduğu tespit edilmiştir. 4.08.07.2015 tarihli bilirkişi raporu dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Hükümde Mehmet ..., ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kişiler hakkında suç duyurusu akıbeti araştırılarak, bu şahıslar hakkında dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, dava açılmaması halinde ise soruşturma evrakının getirtilip incelenmesi, ilgili belge örneklerinin onaylı suretlerinin dosya içerisine alınması ve delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Olay tutanağı içeriğine göre; arama sırasında iş yerinde hazırda bulunan ... isimli şahsın tanık olarak beyanına başvurulmak suretiyle suça konu gümrük kaçağı eşyaların ele geçirildiği iş yerinin suç tarihinde kim tarafından işletildiği hususu sorulup tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de, 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine ve tasfiyesine karar verilmesi. hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/346 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/134, K. 2023/11237, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2020-134-e-2023-11237-k-4ec54edd69ec