Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/21874 E. 2012/26049 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21874
Karar No
2012/26049
Karar Tarihi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62. maddeleri gereğince 3.088,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 24.06.2008 tarihli ve 2007/721 Esas, 2008/868 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.06.2012 gün ve 33864 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 gün ve KYB. 2012-167980 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre,

1-01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanunun 5101 sayılı Kanunla değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezasının, 765 sayılı Kanunun ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanunun "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31.12.2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanunu değiştiren 5101 sayılı Kanunun ise 12.03.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanunun 81/9-1-a maddesi uyarınca 5.560,00 yeni Türk lirası temel adli para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,

2-5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,

3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195. maddesine göre meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmediği halde, sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasında,

4-Suç tarihinin 01.02.2005 olarak kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesinin 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki şeklinde indirim oranının 1/2 olduğu ve bu indirim oranının sanık lehine olduğu nazara alınarak 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

1-3 nolu bende yönelik yapılan incelemede;

Savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulamayacağı cihetle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 24.06.2008 gün ve 2007/721 Esas, 2008/868 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına,

2-Kanun yararına bozma talebinin 3 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 1, 2, 4 nolu bentlere yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/21874, K. 2012/26049, T. 17.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-21874-e-2012-26049-k-5cb03938a47c