Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/9359 E. 2011/26417 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/9359
Karar No
2011/26417
Karar Tarihi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, 5846 sayılı kanunun 81/9-la, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1.maddeleri gereğince 4.166 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 29.11.2007 tarihli ve 2005/1058 esas, 2007/1757 sayılı kararının infazı sırasında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1.maddesi gereğince yapılan inceleme sonucu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin yargılama yöntemine ilişkin olması sebebiyle geçmişe uygulanamayacağından önceki hükmün infazına ilişkin aynı Mahkemenin 07.03.2008 tarihli ve 2005/1058 esas sayılı kararına itirazın reddine dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2008 tarihli ve 2008/372 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2009 gün ve 23832 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2009 gün ve KYB. 2009-113184 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemenin asıl kararının Tebligat Kanununun 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ancak bu tebligatın anılan yasa hükümlerine göre yapılmayıp usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21.12.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanığın mahkemede bildirdiği adrese Tebligat Kanununun 35/son fıkrası uyarınca tebligat yapılmış olup tebligat usulüne uygun olmadığından çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/9359, K. 2011/26417, T. 21.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2009-9359-e-2011-26417-k-3c197de6586a