Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24347 E. 2023/8067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24347
- Karar No
- 2023/8067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ: 24.11.2015 SAYISI :2014/634 Esas, 2015/683 Karar SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/634 Esas, 2015/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye, 2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine, erteleme şartlarının gerçekleşmediğine bu nedenlerle kararların bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın 10.05.2012 tarihi itibarıyla katılan şirkete bağlı ... Su Fabrikasında ambalajlanan suların nakliye işine başladığı, kendisine kasa mutemetliği görevinin de verildiği, katılan şirketin nakliye işi için ...,..., ... ve ... isimli nakliye firmalarından araç temini ettiği ve adı geçen firmaların ücretlerinin ilgilisine ödenmesi görevinin de sanığa ait olduğu, 26.09.2012 tarihinde yapılan şirket içi denetimde, kasada 2.993,52 TL açık bulunduğunun anlaşılması üzerine yapılan araştırmalarda, sanığın ... firmasına ödenmesi gereken 3.918,00 TL'yi ödemediği ve araç sürücüsü ......imzalı, 22.09.2012, 25.09.2012 ve 27.09.2012 tarihli 339,62 TL, 83,00 TL 2.318,26 TL, 1.178,00 TL tutarlarında tediye belgelerini sahte olarak düzenleyerek katılan şirkete verdiği, ... Nakliye Firmasına ödenmesi gereken 150,00 TL Shell yakıt sistemi üzerinden ve 1.550,00 TL de nakit ödeme yapmadığı halde ...'a 1.700,00 TL'lik taliye belgesini imzalattığı, aynı şekilde nakliyeci ... Firması şoförü ...'ye 08.10.2012 tarihinde 220,00 TL nakit kart verdiğine dair makbuz imzalatmasına rağmen bu ödemeyi de yapmadığı iddialarıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçlamaları kabul etmemiştir. 3. ... Kriminal Polis Laboratuvarının 23.09.2013 tarihli uzmanlık raporunda, 22.09.2012, 25.09.2012 ve 27.09.2012 tarihli irsaliyelerdeki ......adına atılı bulunan imzaların adı geçenin eli ürünü olmadıkları belirtilmiştir. 4. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanık savunması, tanık beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramanın kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, özel belgede sahtecilik suçunun ise tehlike suçu olduğu ve sanığın katılanı ne şekilde somut zarara uğrattığı açıklanıp gösterilmeden, sanık hakkında, zararı karşılamaması şeklinde yasal olmayan gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmasına yer olmadığına kararı verilmiş ise de, adli sicil kaydına göre sanığın engel sabıkası olduğu anlaşılmakla bu husus bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasının, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 2. Ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren neden bulunmadığı, yasal gerekçeyle erteleme hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, katılan vekilinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan şirkete karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/634 Esas, 2015/683 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle, Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/634 Esas, 2015/683 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.