Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/8705 E. 2011/16691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8705
- Karar No
- 2011/16691
- Karar Tarihi
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na aykırılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nun anılan Kanun'un ek 2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri gereğince ayrı ayrı 25 gün hapis ve 375 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1.maddesi uyarınca hapis cezalarının ayrı ayrı ertelenmesine, sanıkların anılan Kanun'un 53/1.maddesinde sayılan hakları ceza müddeti boyunca kullanmaktan ayrı ayrı yoksun bırakılmalarına dair, ŞANLIURFA 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 13.06.2007 tarihli ve 2007/19-432 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.04.2008 gün ve 19247 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2008 gün ve KYB. 2008-82273 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanıklar hakkında tayin olunan 25'er gün kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3.maddesi uyarınca anılan maddenin 1.fıkrası bentlerindeki adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunmasında, 5237 sayılı Kanun'un 53/4.maddesine aykırı olacak şekilde kısa süreli hapis cezaları ertelenmiş olan sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/1.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K'nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6-213 E. - 2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2, 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin olup yokluklarında verilen 13.06.2007 tarihli kararda; "... sanıkların yokluğunda tebliğden itibaren işleyecek 7 günlük istinaf süresi içerisinde, ... istinaf yolu açık olmak üzere...." denmek suretiyle, sözü edilen mevzuat hükümleri ve 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310.maddesi uyarınca başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde ve tam olarak gösterilmediği, buna göre anılan hükmün kesinleşmediği ve yasa gereği de kesin olmadığı, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek yapılan incelemede; Şanılurfa 1.Sulh CEza Mahkemesi'nin 13.06.2007 tarih ve 2007/19 Esas, 2007/432 Karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, Sözü edilen karara karşı başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerini gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanıklara tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçe ya dilekçeleri de eklenmek ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlenmek suretiyle iade edilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.