Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/241 E. 2026/1916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/241
Karar No
2026/1916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1283 E., 2025/1402 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/440 E., 2024/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ve davacı şirket yetkilisi ... geldiler. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tapu ve Kadastro Gen. Müd. Merkez ve Ek Hizmet Birimleri 231840 Adet Malzemeli Yemek Alımı ihalesinin 18.03.2020 tarihinde yapıldığını, ihaleyi davacının kazandığını, 20.04.2020 tarihinde de davacı firma ile ihaleyi düzenleyen ... Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusu kısmında ortalama yemek yiyen kişi sayısının 12 aylık dönem için aylık 920 kişi olduğunun belirtiltildiğini, davacının da öğün ve personel başına ödenecek bedeli bu miktar üzerinden dikkate alarak sözleşmeyi imzaladığını, ancak pandemi sebebiyle esnek çalışmaya geçildiğini ve işe gelen personel sayısının ilk zamanlarda sözleşme ile belirtilen sayının yarısına, ardından da 1/3’üne kadar düştüğünü, davacının zarar ettiğini ve bu şekilde sözleşmenin ifasına devam edilirse ekonomik mahvına sebep olacağını anlayınca sözleşmeyi feshettilerini ileri sürerek, haklı fesih nedeniyle şimdilik 100.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararlarının dava tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki işin tamamlanmasına ağustos sonu itibariyle henüz yaklaşık 9 ay gibi uzun bir süre bulunduğunu, bu süre zarfında yemek hizmetinden faydalanan personel sayısında, sözleşme kapsamında öngörülen rakamlara ulaşılamayacağına ilişkin herhangi bir somut veri olmadığı için feshin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde Covid-19 salgını nedenine dayalı fesih taleplerinde, idarelerce öncelikle Hazine ve Maliye Bakanlığının değerlendirmesinin alınacağı kuralının getirildiği, davacı şirketin fesih başvurusuna istinaden idarece Hazine ve Maliye Bakanlığından istihsal edilen görüş yazısında "fesih talebinin yerinde olmadığı" değerlendirilmesinde bulunulduğu, ihale tarihinin 18.03.2020, sözleşme tarihinin 20.04.2020 olduğu dikkate alındığında, ihale ve sözleşme tarihinin Covid-19’un DSÖ tarafından pandemi ilan edildiği 11.03.2020 tarihinden sonraki tarihler olduğu, dolayısı ile yüklenici şirketçe teklifi oluşturulurken Covid-19’un salgın hastalık olarak ilan edildiğinin bilindiği, ayrıca sözleşmenin imzalandığı tarihte kamu çalışanlarına yönelik çalışma koşullarına (esnek çalışma) ve mesailere yönelik tedbirleri içeren 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin 22.03.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak uygulamaya konulmuş olduğu, yüklenicinin tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, bu nedenle Covid-19 pandemisinin ihale tarihinden ve sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkmış yeni bir mücbir sebep hali olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin feshedilmesi talebinin davalı idarece Hazine ve Maliye Bakanlığı'na görüş sorularak reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenlerle feshi iddiaları bulunduğundan konunun, Kamu İhale Hukukunun kendi dinamikleri dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde çözüme bağlanması gerektiğini, bilirkişinin hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunmasının kabul edilemeyeceğini, ibraz edilen uzman görüşünün mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle Tapu Kadastro personelinin yarı zamanlı çalışabileceğinin ya da çalışan personelin yarı yarıya düşeceğinin ne sözleşme metnine işlendiğini ne sözlü olarak belirtildiğini ne de bırakınız davacıyı konunun uzmanları tarafından dahi önceden öngörülemeyeceğini, burada öngörülemeyenin pandemi değil, pandemi dolayısıyla İdarenin esnek çalışmaya geçmiş olması olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin haklı feshi iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/241, K. 2026/1916, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-241-e-2026-1916-k-7bf1fe2a46f5