Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2353 E. 2026/2971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2353
- Karar No
- 2026/2971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2026/270 E., 2026/347 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI: 2025/287 E., 2025/524 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ... A.Ş. ile müvekkili arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin karşı tarafça feshedilerek sözleşmenin feshi istemli dava açıldığını, sözleşme gereği kararlaştırılan emsal farkı alacağı doğmamış olup buna istinaden verilen dairelerin iadesi gerektiğini ileri sürerek, Karaman ili merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan B Blok, 7 ve 8 no.lu bağımsız bölümler ile A Blok, 36... no.lu bağımsız bölümlerin tapu iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, karşı davada ise tazminat talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Karaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/168 Esasına tevzi edildiği, Karaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.11.2025 tarihli kararı ile Mahkemenin 2025/111 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilerek gönderildiği, 2025/111 Esas sayılı dosyadaki davanın taraflarıyla, konularının aynı olmadığı, 2025/111 Esas sayılı dosyada keşfin icra edildiği, bilirkişi raporlarının düzenlendiği belirtilerek, dava konusu taşınmazların aynı olmadığı, tarafların taleplerinin eldeki dosyada bir arada görülüp değerlendirilemeyeceği ve usul ekonomisi hükümleri göz önüne alındığında mahkeme dosyasının esasının kapatılarak dosyanın Karaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine 06.01.2026 tarihli ek kararı ile kararın nihai nitelikte olduğu, HMK'nın 168/1. maddesi uyarınca asıl hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecek kararlardan olduğu, kararın bu haliyle istinaf kanun yoluna tabi olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf dilekçesinin HMK'nın 168/1. 341/2. ve 346. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 06.01.2025 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.2025 tarihli gönderme kararının nihai bir karar olmadığı ve tedbire ilişkin bir karar da olmadığından istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı, bu itibarla 01.06.2026 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.28.11.2025 tarihli gönderme kararının usule ilişkin nihai karar niteliğinde olup, bu kararla mahkemenin dosyadan el çektiğini, istinaf incelemesine tabi olduğunu,
b.Mahkemece, ayırma kararı verilerek davaya bakması gerekirken, gönderme kararı verilmesinin usulde yeri olmayan bir karar olduğunu,
c.Somut uyuşmazlıkta mahkemenin ayırma kararı şeklinde bir karar vermediğini, gönderme kararı verdiğini, bu nedenle HMK 168/1. maddesinin uygulanamayacağını,
d.Gönderme kararı verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2025 tarihli ek kararına ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 341/1. maddesi “ İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar” hükmünü içermektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince 28.11.2025 tarihli gönderme kararının nihai bir karar olmadığı ve tedbire ilişkin bir karar da olmadığından istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı, bu itibarla 01.06.2026 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.