Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1596 E. 2026/1949 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1596
Karar No
2026/1949
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1841 E., 2026/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/453 E., 2025/645 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde; borçlu hakkında ödenmeyen prim borcu gereği, 6183 sayılı Kanun gereği kurum nezdinde icra takibi yapıldığını, borçluya ait olan taşınmazda e-haciz işleminin uygulandığını, aynı taşınmazla ilgili...Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2024/378 Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takip dosyasında borçluya ait taşınmazın 703.500,00 TL bedelle 3. şahsa satılarak paraya çevrildiğini, ihale bedelinden öncelikle taşınmazın aynından ... emlak vergi borcu, tebliğ masrafı düştükten sonra bakiye satış bedeli olarak kalan 688.128,00 TL'nin; 1. sırada alacaklı olan ... Anonim Şirketine 120.000,00 TL ödenmesine, geri kalan tutarın tamamının 2. sırada haczi olan ...'ne 568.128,00 TL ödenmesine, satış bedelinden artan para olmadığından, diğer dosyalara para isabetine yer olmadığı yönünde 22.05.2025 tarihli Sıra Cetveli ve Derece Kararı oluşturulduğunu, icra dairesince tüm alacaklıların haciz tarihi sırasına göre sıra cetveli düzenlenmiş ise de kamu alacaklısının alacağının öncelikli olduğu ve birden fazla kamu alacaklısının haczinin bulunması halinde garameten taksim yapılması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayetin yanlış hasıma yöneltildiğini, dava konusu sıra cetvelinde Çeşme Vergi Dairesinin değil ...'nün 2. sırada olduğunu, bu nedenle öncelikle şikayetin husumet nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, 6183 sayılı Yasa 21. maddedeki düzenlemenin idareler arasında uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin mahkeme başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6183 sayılı Kanun'un 69. maddesinde; her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartıyla, haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebileceği düzenlendiğini, sıra cetvelinde 2. sırada bulunan Çiğli Vergi Dairesi'nin takibinde kamu haczi tarihinin 14.02.2019 olduğu, bu tarihten sonra şikayetçi SGK'nın takip dosyasında ödeme emrinin 06.11.2022 tarihi olması ve takibe konu kamu alacağının doğum tarihinin 2. sıradaki Çiğli Vergi Dairesi'nin haciz tarihinden sonra olması, yine şikayetçi kurumun haciz tarihinin ise 30.10.2023 tarihli olması, ilk sıradaki banka ipotek tarihinin de aynı şekilde 07.03.2018 tarihli olması birlikte dikkate alındığında, 6183 sayılı Kanun'un 69. maddesi şartlarının oluşmadığı, bu nedenle ikinci sıradaki Çiğli Vergi Dairesi'nin alacağının haciz tarihinin şikayetçi SGK'nın alacak tahakkuk tarihinden önce olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; sıra cetveli düzenlenirken kamu alacaklısının alacağının öncelikli olduğu ve birden fazla kamu alacaklısının haczinin bulunması halinde garameten taksim yapılması gerektiği hususunun dikkate alınmadığını, haciz tarihi baz alınarak sıra cetveli düzenlendiğini, 6183 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Şikayet, sıra cetvelinin iptaline ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Şikayetçi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1596, K. 2026/1949, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1596-e-2026-1949-k-a8fee92f3216