Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1308 E. 2026/1557 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1308
Karar No
2026/1557
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/389 E., 2025/1552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/746 E., 2024/822 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin 2023/36402 E. sayılı dosyasında başlatılan takipte borçlu müvekkili şirkete ait 34... , 34... ve 34... plakalı araçların satışından elde edilen satış bedelinin paylaştırılması için 17.05.2014 tarihinde düzenlenen sıra cetveli kesinleşmesine rağmen satış bedelinin yeniden paylaştırılması için bu sefer İstanbul 34. İcra Dairesi'nin 2013/9384 E. sayılı dosyasında sıra cetveli düzenlendiğini ve düzenlenen bu sıra cetvelinin önceki sıra cetveli ile tamamen uyumsuzluk içinde olduğunu, haciz tarihlerine riayet edilmediğini, haciz tarihi en eski olan Küçükyalı Vergi Dairesi'ne üçüncü sırada ödeme yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, sonra düzenlenen sıra cetvelinin iptaline ve İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin 2023/36402 E. sayılı dosyasında düzenlenen 17.05.2014 tarihli sıra cetveli doğrultusunda işlem yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 142. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz dosyalarının kural olarak sıra cetveline giren ya da girme hakkı bulunduğu halde sıra cetveline alınmayan alacaklılar tarafından aynı iştirak derecesi ya da üst sırada bulunup kendilerine pay ayrılan alacaklılara karşı açılabilecceği, bir diğer ifade ile bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklının, sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuki yararının olduğu, bu madde hükmü ile sıra cetveline itiraz hakkı takip alacaklılarına tanınmış olup, borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, itirazda hukuki yararının bulunmadığı, bir başka deyişle borçlunun, hakları ihlal edilmedikçe sıra cetveline itiraz hakkının olmadığı, somut olayda, şikayetçinin takip dosyasının borçlusu olduğu, İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin 2023/36402 Esas sayılı dosyasından 17.05.2024 tarihinde düzenlenen sıra cetveli ile şikayete konu sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklıların farklı olması sebebiyle sıra cetvelinin iptalini talep etmesinde korunmaya değer bir hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle şikayetin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar şikayet şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmemiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyizi dilekçesinde; İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi’nin 2023/36402 Esas sayılı dosyasında 17.05.2024 tarihli sıra cetveli kesinleştiği halde, yeniden İstanbul 34. İcra Dairesi'nin 2013/9384 Esas sayılı dosyasından önceki sıra cetveliyle tamamen uyumsuz bir şekilde sıra cetvel düzenlenmesinin ve kesinleşmiş sıra cetvelinin yok sayılmasının hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğunu, haciz tarihlerine riayet edilmediğini, haciz tarihi en eski olan Küçükyalı Vergi Dairesi'ne üçüncü sırada ödeme yapılmasının doğru olmadığını, sonraki sıra cetvelinde ikinci sırada ödeme yapılan İstanbul 34. İcra Dairesi'nin 2013/9384 Esas sayılı dosyadan 19.03.2024 tarihinde konulan haczin İstanbul 31. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2024/310 E. 2024/639 K. sayılı ilamı ile 04.04.2022 tarihinden itibaren borçlu müvekkili şirketn malvarlığı üzerine konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş olmakla ortadan kalktığını, bütün bu durumların borçlunun hukuki durumunu etkilediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1308, K. 2026/1557, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1308-e-2026-1557-k-966d0567a943