Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/123 E. 2026/1770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/123
- Karar No
- 2026/1770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1450 E., 2025/1538 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin gönderdiği ihtarnameler ile birikmiş aidat borçlarını talep ettiğini, ihtarda aidatların dayanağının gösterilmediğini, kesinleşen Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/293 Esas sayılı dosyası gereği kooperatifin aidat istemesi için imalâtları yapması gerektiğini, davalının imalâtları yapmadığını, inşai faaliyeti olmayan ve herhangi bir imalâtı bulunmayan davalı kooperatifin üyelerinden aidat istemesinin yasal olarak mümkün olmadığını, aradan geçen zamanda inşai olarak kooperatifte değişen bir durum olmadığını, aksine daha kötü durumda olduğunu belirterek, müvekkilinin, davalı tarafından talep 20.600,00 TL için borçlu olmadığının tespitine, müvekkiline .... Noterliği tarafından gönderilen ihtarnamelerin ve aidat istenmesine ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının toplam aidat borcunun 29.000,00 TL olduğunu, kesinleşen mahkeme hükmü gereği 8.400,00 TL'sinin mahsubundan sonra bakiye 20.600,00 TL aidat borcu bulunduğunu, kooperatifin vergi borçları, icra giderleri ve borçları nedeniyle inşai faaliyetler yapılamadığını, davacının ortak giderleri ödememesinin haklı bir nedeni olmadığını, aidat alınmasına ilişkin genel kurulda alınan kararların iptali için dava açılmadığını, bu hususta yasal dava açma sürelerinin geçtiğini, ihtarname ile davacıdan 20 04... yılları arasındaki genel kurul kararları gereği belirlenen aidatların talep edildiğini, belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalıya ait ticari defterlere göre davalının 01.01.2005- 31.12.2015 dönemi arası için Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/293 Esas, 2005/411 Karar, sayılı ilamında belirtilen 8.400,00 TL'nin mahsubundan sonra davacıdan 22.000,00 TL aidat alacağının olduğu, davalının bu alacağını noter onaylı yasal defterlere tahakkuk ettirdiği, bu dönem arası davacının herhangi bir aidat ödemesi yapmadığı, 2000-2015 arası her yıl yapılan olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında aidat alınmasına ilişkin karara davacı tarafından itiraz edilmediği, itiraz sürelerinin geçtiği, bu nedenle davalının davacıdan aidat isteme hakkının bulunduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/293 Esas sayılı kesinleşmiş kararının taraflar arasında bağlayıcı olup, ilgili hüküm yok sayılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda müvekkilinin 08.05.2006 tarihli genel kurul kararı ile aidat ödeme yükümlülüğünden muaf tutulduğunun değerlendirilmediğini, muafiyetin gerekçesinin 14.700,00 TL tutarındaki ek ödemenin imalât ve inşaat amacıyla yapıldığı gerçeğinin göz ardı edildiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, kooperatifin karar defterlerinin, banka hesabının bulunmadığını, genel kurul tutanakları dışında kayıt ve belgenin bulunmadığının tespit edildiğini, sadece genel kurul kararlarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, sermaye payının ödeyen üyelerden ancak arsa, altyapı, inşaat ve benzeri için ek ödeme talep edilebileceğini, ancak 2006-2007 yıllarında imalât yapılmadığı ve müvekkilinin dairesinde faaliyetin bulunmadığını, Anasözleşmenin 21. maddesi gereği aidat talep edilemeyeceğini, aidatın hangi hizmet ve gider karşılığında alındığının ortaya konulamadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliği nedeniyle gönderilen ihtarnameler gereği borçlu olunmadığının tespiti ile ihtarnamelerin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.