Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/863 E. 2026/551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/863
- Karar No
- 2026/551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/860 E., 2025/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/948 E., 2024/106 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin göğüslerinde oluşan sarkıklık probleminden ötürü tedavi görmek amacıyla davalı hastanede uzman olarak görev yapan davalı doktor ... ile gerekli görüşmeleri yaptığını, doktorun, müvekkilinin göğüslerine slikon taktırması ile sorunun giderileceğini söylediğini, yapılan ameliyat sonrası müvekkilinin göğüslerinde asimetrik problem oluştuğunu ve ameliyat sonrası sağ göğsünü hissetmemeye başladığını, aradan 1,5 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen müvekkilinin sağ göğsünde oluşan asimetrik problem ile hissizliğin giderilmediğini, davalı doktorun müvekkiline sorunun giderilmesi için yeni bir ameliyat önerdiğini, davalı hekimin müvekkilinin ameliyat sonrası karşılaşacağı riskleri müvekkiline açıklamayarak aydınlatılmış onam görevini ihmal ettiğini, sadece vücut tamlığı değil ayrıca ruh sağlığının da bozulduğunu, ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen 14.000,00 TL tedavi ücretinin, müvekkiline uygulanan yanlış tedavi sonucu müvekkilinde oluşan manevi ıstırabın giderilmesi ve adalet duygusunun temini için 100.000,00 TL manevi tazminatın ve müvekkiline uygulanan yanlış tedavi sonucu müvekkilin vücut tamlığının bozulmasından ötürü şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ........... vekili cevap dilekçesinde; davalı doktorun, müvekkili davalı hastanenin doktoru olmadığını, müvekkili hastaneye bağlı olarak çalışmadığını, müvekkili hastanenin ameliyathanesini ücret karşılığında kullandığını, davacının, müvekkili hastaneye herhangi bir ücret ödemesi yapmadığını, bu hususun ücret takip formlarından ve müvekkili hastanenin davalı doktora düzenlemiş olduğu faturalardan anlaşılacağını, belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının doğrudan müvekkiline başvurduğunu, muayenehanesinde görüşme sağlandığını, müvekkili doktorun hastane ile kadro ilişkisi olmadığını, ilgili hastaneden ameliyathanenin kullanımı konusunda hizmet satın alındığını, davacının, müvekkili doktora göğüslerindeki sarkma nedeniyle değil küçüklük şikayeti ile başvurduğunu, hastanın ameliyat öncesi fotoğrafları çekilerek durumun tespit edildiğini, davacının talebi doğrultusunda büyütme ameliyatı yapıldığını, davacı göğüslerinde iz istemediğinden asimetrik düzeltme ile ilgili işlem yapılmadığını, hastayı ameliyatın mantık ve amacı ve riskleri ve komplikasyonları konusunda muayenahane ekibinin şahitliği eşliğinde en az 1,5 saat kadar bilgilendirdiğini, davacının müvekkiline başvurduğunda göğüslerindeki his kaybından söz ettiğini, his kaybının ameliyat öncesi olan bir durum olduğunu, büyütme ameliyatı ile his kazanımı olmayacağı hatta bazı durumlarda ameliyat komplikasyonları dahilinde aydınlatılmış onam formunda da bahsi geçen his kusurları oluşması ihtimalinin olduğu, dolayısıyla his kaybında artma bile olabileceğinin belirtildiğini, ameliyat epikriz raporunda bu durumun ameliyat öncesi muayene bulguları kısmına kaydedildiğini maddi ve manevi tazminatın koşulları olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanmasının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu, ATK ve üniversitede görevli akademik unvana sahip 2 plastik rekons. ve estetik cerrahi uzmanı, 1 tıp hukuku uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, alınan raporlara ve dosyada yer alan tıbbi belgelere göre ameliyat öncesi davacının her iki göğsünde his kaybı bulunduğu, his kaybının ameliyattan sonra her türlü dikkat ve özene rağmen komplikasyon olarak da gelişebileceği, davacının ameliyat öncesi yapılan muayenesinde göğüslerinde asimetri saptandığının kayıtlı olduğu, yapılan ameliyatının, asimetriyi gidermeye yönelik bir ameliyat olmadığı, asimetrinin giderilebilmesi için mastopeksi isimli başka bir ameliyatın yapılması gerektiği, davalı hekim tarafından davacıya bu ameliyatın önerilmiş olduğu, ancak davacının bu ameliyat sonrası iz kalacağı nedeniyle kabul etmediği, bu hususun 04.10.20 19... .10.2019 tarihli epikriz raporunda kayıtlı olduğu, davacının davasına konu etttiği asimetri ve hissizlik konusunda yeterince bilgilendirildiği, kaldı ki ameliyat öncesinde de asimetri ve his kaybının var olduğu, operasyonun bu şikayetlere yönelik olarak yapılmadığı, göğüs büyütme amacına yönelik yapıldığı, davacıya uygulanan tedavinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, ameliyatının başarılı olduğu, davalılara atfı kabil kusur bulunmadığı, davacının maddi ve manevi zarara uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı doktorun hatalı tedavisi ve operasyonları neticesinde müvekkilin göğüslerinde kalıcı olarak hissizlik ve asimetrik bozukluk meydana geldiğini, müvekkilinin sağ göğsünü hissetmediğini, müvekkilinin başka hastaneye gittiğini, ameliyatın hatalı yapıldığını, dokularının zarar gördüğünü oluşan his kaybının bu durumdan kaynaklandığını ve kalıcı olabileceğini öğrendiğini, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalı doktorun hatalı ve yanlış müdahaleler yaparak asimetrik bozukluk ve his kaybına neden olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, müvekkili ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki açıdan bir eser sözleşmesi olduğunu, eserin sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine, ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmadığını, ayıplı ifa edildiğini, davalı hekimin müvekkiline ameliyat sonrasında göğüslerinde kalıcı bir his kaybı olacağı bilgisini vermiş olsaydı müvekkilinin söz konusu operasyonu yapmayacağını, davalı hekimin bu durumu açıkça müvekkiline açıklamadığını, aydınlatılmış onam görevini ihmal ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, ameliyat öncesi his kaybının derecesi ile ameliyat sonrası his kabının derecesinin belirlenmediğini, başkaca bir tedavi yönteminin bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik ameliyatından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı (tüketici) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.