Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/783 E. 2026/550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/783
- Karar No
- 2026/550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1100 E., 2024/1075 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/448 E., 2023/303 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa maliki ile davalı yükleniciler ...İnşaat Ltd. Şti. ve ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre tevhit ve ifraz neticesinde oluşacak yeni tapu kaydındaki arsa üzerine toplam 27 bağımsız bölümden oluşacak bina inşa edileceğini, zemin kattaki 2 nolu dükkanın müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, bağımsız bölüm numaralarının yükleniciler tarafından değiştirilmesi üzerine müvekkiline verilmesi gereken 2 nolu dükkanın 26 numarayı aldığını, ancak müvekkiline 27 nolu dükkanın verildiğini, 26 nolu dükkanın ise paylı olarak davalılar .................adına tescil ettirildiğini, davalı ...’ın yüklenici şirketin ortağı, davalı ...’un ise davalı ...’ın akrabası olduğunu ileri sürerek zemin kat 26 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, tapuda müvekkil adına kayıtlı olan 27 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davalılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar-karşı davacılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu inşaatın iki parselin tevhid edilmesi sonucu oluşan arsaya yapıldığını, diğer parselin maliki ...’un da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacıya verilen dükkanın tarafların anlaşmalarına, sözleşmeye ve projeye uygun olduğunu, karşı davada ise, davacı-karşı davalıya sözleşmede öngörülenden daha fazla alana sahip dükkan verildiğini, bu fazlalığın değerinin tespit edilerek davacıdan tahsilini talep etmiş, ayrıca davacı-karşı davalının açtığı dava ile müvekkillerini itibar kaybına uğradığını, müvekkilleri lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, asıl davanın reddini karşı davada ise şimdilik 5.000,00 TL maddi ve her bir müvekkili için 1.000,00'er TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı-karşı davalıya verilmesi gereken 2 nolu dükkanın 26 nolu bağımsız bölüm numarasını aldığı, ancak, davacı-karşı davalıya 26 nolu bağımsız bölüm yerine yine zemin kattaki 27 nolu bağımsız bölümün verildiği, tapu iptali ve tescil isteminin kayıt malikine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı ...İnşaat Şirketi’nin tapu kayıt maliki olmadığı, karşı dava yönünden ise; davacı tarafa fazladan alan verilmediği aksine eksik alan verildiği, karşı davacı tarafça fazladan alan verildiği iddiasının usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile, davaya konu edilen 26 nolu taşınmazın davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, yine davacının dava dilekçesindeki talebi de nazara alınarak davaya konu edilen 27 numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 1/3 hissesinin davalı ... adına,1/3 hissesinin davalı ... adına, 1/3 hissesinin davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karşı dava bakımından ise karşı davacıların maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasına sundukları lihkap mühendislerinin hazırladığı binanın fiili durumunun tespiti ve lihkap krokisine göre yapılan daire paylaşımının doğru olduğunu, bu belgenin davanın esasını kökten değiştirecek bir belge niteliği taşıdığını, sözleşme ekinde yer alan krokinin sehven çizildiğini, binanın fiili durumuyla taban tabana zıtlık oluşturduğunu, krokide binanın oturtulduğu zeminin sağındaki ve solundaki sokak ve caddelerin fiili durumun tam tersine çizildiğini, mahkemenin yerinde keşif yaparak gerçek durumu gözlemlemesi gerektiğini, bu sebeple içinde fen bilirkişisi de bulunan yeni bir bilirkişi kuruluyla keşif yapılmasının zorunlu olduğunu, kroki ve gerçek zeminin birbiri ile örtüşmediği durumlarda gerçek zemindeki yapıların dikkate alınması gerektiğini, hatalı ve eksik rapora göre usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istemine, karşı dava maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere mahkemece teknik uzmanlığa sahip aralarında harita mühendisinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan rapora göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar-karşı davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl davada davalılar-karşı davada davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.