Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5336 E. 2026/954 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5336
- Karar No
- 2026/954
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/411 Esas, 2025/67 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ........... ilçesi, ... Mahallesi 403 72... parsel ve 403 73... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, bu taşınmazların geldisi olan parsellerde ...........numaralı düzenleme sahası ve .............numaralı düzenleme sahası kapsamında kaldıkları gerekçesiyle iki kez imar uygulaması yapıldığını ve her defasında ayrı ayrı düzenleme ortaklık payı kesilerek tescil edildiğini, 23.06.2020 tarihinde tescil edilen.......... numaralı düzenleme sahasına ilişkin son imar uygulamasında 874 m²nin haksız olarak kesildiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'na (3194 sayılı Kanun) göre herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamayacağını, bu kesintinin hukuka aykırı olup müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal ettiğini, ikinci defa düzenleme ortaklık payı alınmasının kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari bir işlem niteliğinde olan düzenleme ortaklık payı kesintisinin ikinci defa yapıldığı gerekçesiyle açılan tazminat davasının idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, 3194 sayılı Kanun ile Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını %45'e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceğini, dava konusu taşınmazda yapılan toplam kesinti miktarının %40,98593 oranında olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/81 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2023/87 Esas, 2023/1320 Karar sayılı kararı ile somut norm denetimi yönündeki talebe ilişkin 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile uygulama yapacak idareye ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapma yetkisi verildiği, ancak yetkinin %45 oranı ile sınırlandığının görüldüğü, kaldı ki ilk kez imar uygulamasına tabi taşınmazlarda idarenin %45'e kadar kesinti yapma imkanı bulunduğu, bu nedenle başvurunun reddine karar verildiği, esasa ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde dosya kapsamı ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının taşınmazından kesilen düzenleme ortaklık payı oranının yasal sınırlar içerisinde kaldığı, davalı idarenin eyleminin ve işleminin kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 10.07.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında yapılan değişiklik sonucunda ''Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını %45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir" hükmü getirilmiş olup, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olduğu anlaşılan söz konusu düzenleme çerçevesinde Meram Belediye Encümeninin 16.01.2019 tarihli ve 61 sayılı kararı ile M604 numaralı düzenleme sahasında yapılan imar uygulaması sonucunda dava konusu taşınmaz yönünden %40,98593 oranına tamamlanan düzenleme ortaklık payı kesintisinin 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olup olmadığı, artış olması durumunda dava konusu taşınmazın uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olup olmadığı hususlarında araştırma yapılarak, gerekirse bilirkişi incelemesine de başvurulmak suretiyle sonucuna göre yasal koşulların oluşmadığının kesin olarak anlaşılması halinde düzenleme ortaklık payının ikinci kez kesildiğinden gözetilerek kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile karar verilmesi gerektiğinin düşünülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir taşınmazdan ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının Anayasa tarafından güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde düzenleme ortaklık payını %45’e tamamlayabilmek için imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması şartlarının gerekli görüldüğünü, aranan bu şartların varlığının davalı idare tarafından ispat edilemediğini, bu nedenle ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının mükerrer kesinti görülerek kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı idarenin ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapmak suretiyle taşınmazlarda kendisine hisse tahsis ettiğini, böylece dava konusu taşınmazlarda malik gibi hisse sahibi haline geldiğini, 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamayacağını, Yargıtayın yerleşik uygulamasının da ikinci defa alınan düzenleme ortaklık paylarının kamulaştırmasız el atma olduğunu, bu nedenle 23.06.2020 tarihinde yeniden yapılan imar düzenlemesinin kanuni dayanak ve güvenceden yoksun olup, bu kesintilerin karşılığı olan tazminatın müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda ilave düzenleme ortaklık payı kesintisinin 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılarak Türkiye İstatistik Kurumundan dava konusu taşınmazın bulunduğu Meram ilçesindeki nüfus yoğunluğunu gösteren veriler adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre yıllara sari olarak temin edildiği gibi taşınmazın dahil olduğu ilk imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan imar planındaki yapılaşma koşulları ile ikinci kez yapılan imar uygulamasının tescil tarihinde yürürlükte bulunan imar planındaki yapılaşma koşullarının karşılaştırılmasına yönelik Meram Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden edinilen bilgiler kapsamında yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olduğunun anlaşıldığı, nihayet taşınmazın uygulama sonucunda oluşan değeri ile önceki değerinin mukayesesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu taşınmazın ikinci uygulama sonucunda oluşan değerinde önceki değerine göre artış olduğunun tespit edildiği, böylece 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında belirtilen yasal koşulların oluştuğu sonucuna kesin olarak varılmakla, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesindeki azami düzenleme ortaklık payı oranını geçmemek üzere yapılan ilave düzenleme ortaklık payı kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.