Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/840 E. 2026/377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/840
- Karar No
- 2026/377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1599 E., 2025/86 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/319 E., 2024/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yaptığı sözleşmeyle 8 parselde kayıtlı ... ...1 nolu bağımsız bölümü harici sözleşmeyle satın aldığını, 2014 yılından beri oturmakta olduğunu, daire bedelinin, sözleşmede yazılı işlerin işçilik ve malzemeli olarak yapılması suretiyle ödendiğini, davalıya ait yapılan işlerin seramik, mermer, alçıboya, peyzaj, şap duşakabin, 13 adet çelik kapı vs. olup, toplam değerin 145.000,00 TL olarak anlaşıldığını, 2014 yılında iş bitince söz konusu yerin müvekkiline teslim edildiğini ve halen davacının oturmakta olduğunu, dairedeki eksiklerin müvekkili tarafından yapıldığını, bu işlerin mutfak dolap ve kapıları, basamaklar, doğalgaz, elektrik ve su işleri olduğunu, davalının dairenin tapusunu vermediğini, bedeli davacının yaptığı inşaat işinden kaynaklanan alacak ile ödenen parsel 8 de kayıtlı ... ...1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptaliyle müvekkili adına tesciline, tapu iptaline karar verilememesi durumunda emsal bir dairenin dava tarihindeki bedeli şimdilik 145.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 8 parsel no'lu taşınmazın 30.12.2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından satın alındığını, gayrimenkul iktisap edilirken satışına engel herhangi bir tedbirin, icra dosyası şerhi ve benzeri kısıtlayıcı hakların bulunmadığını, gayrimenkulün satışına engel bir husus olmadığından, davalının taşınmazı iyiniyetle iktisap ettiğini, davanın reddi gerektiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ya tapu müdürlüklerinde ya da noterlerde resmi şekilde yapılmasının gerektiğini, adi şekilde yapılmasının hiçbir anlam ifade etmediğini, davacının ileri sürdüğü iddialarını ancak resmi şekilde yapılmış taşınmaz satış veya taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle ispat edilebileceğini, bu hususun tanık beyanlarıyla ispatlanmasının mümkün olmadığını, davacının yapacağı işlerin m² fiyatlarını belirten adi sözleşmeye dayanarak huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin bir şerh ya da beyanın yer almadığı gibi, davacının taşınmazı davalıdan harici satım yolu ile aldığına dair yazılı bir sözleşmenin de bulunmadığı, buna göre somut uyuşmazlıkta 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK kararının uygulanmasının mümkün olmadığı, somut uyuşmazlık harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil istemi olarak ele alındığında ise; dosyada dava konusu taşınmazın davalıdan harici satış sözleşmesi ile satın alındığına dair yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan 05.11.2016 tarihli sözleşmeye ek başlıklı adi yazılı sözleşmenin de, dava dışı ... ... ... ... ve davacı arasında imzalanmış olduğu, davalının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, anılan sözleşmenin içeriğinde dava konusu taşınmazın satımına ilişkin bir hususun düzenlenmemiş olduğu gibi, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman davalı ...'ın mülkiyetinde bulunmadığı, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, tapuda kayıtlı taşınmazın kayıt maliki dışında üçüncü kişi tarafından, şekil şartlarına aykırı olarak yapılan satış işleminin, davacı lehine, kayıt malikleri aleyhine hak bahşetmeyeceği gerekçesi ile, tapu iptali tescil talebi bakımından, davalı ... aleyhine açılmış olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dahili davalı Topfit İnşaat aleyhine açılmış olan davanın reddine, davacının terditli talebi olan alacak talebi bakımından, davalı ve dahili davalı aleyhine açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut dosyada, dava konusu taşınmazın davacı tarafça davalıdan harici satış sözleşmesi ile satın alındığına dair yazılı bir temlik sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan 05.11.2016 tarihli sözleşmeye ek başlıklı adi yazılı sözleşmenin, dava dışı ... ... ... ... ve davacı arasında imzalanmış olduğu, davalının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, anılan sözleşmenin içeriğinde dava konusu taşınmazın satımına ilişkin bir hususun düzenlenmemiş olduğu, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman davalı ...'ın mülkiyetinde bulunmadığı anlaşıldığından verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalı ...'a davacının iş yaptığının ve bir kısım borçlarını ödediğinin duruşmada dinlenen tanık ifadeleriyle açığa çıktığını,
....Tanık ifadelerinin davacıyı teyit ettiğini, tanık ...'ün sözleşmeye tanık olduğunu, diğerlerinin de davalı ...'a iş yapıldığını beyan ettiklerini,
c.Davacının adi yazılı sözleşmeyle yeri alıp karşılığında iş yaptığını, dairede bu nedenle oturmaya başladığını, eksik olan dairenin tüm ince işlerini de kendisinin yaptığını, diğer davalı şirketin yeri görmediğini ve gerçek bir alım satın bulunmadığını, şirketlerin alım, satım, faturaları deftere işlemek zorunda olduklarını beyan etmektedir.
.... Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden konut alımına dayalı tapu iptali ve tescil- alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.