Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4169 E. 2026/1591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4169
- Karar No
- 2026/1591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/208 E., 2025/1790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.) SAYISI : 2017/104 E., 2024/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile ...'nin müvekkili kooperatifte başkan ve başkan yardımcısı olduğunu, diğer davalı ...'ın ise kooperatif müdürü ve muhasebecisi olduğunu, davalıların görev yaptıkları dönemde hesaplarda usulsüz işlemlere rastlanılması nedeniyle davalıların 03.02.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan yönetim kurulu kararı ile görevlerine son verildiğini, akabinde kooperatif hesapları üzerinde yapılan müfettiş incelemesinde sunulan 01.09.2016 tarihli raporda davalıların kooperatif hesaplarından zimmetlerine para geçirdiklerinin tespit edildiğini, kasa limitinin 5.000,00 TL olmasına rağmen bu limitin çok üzerinde para tutulduğunun ve daha sonra bu paraların diğer alacaklar hesabına aktarılarak, hesabın sıfirlandığının tespit edildiğini, yine 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarına ait dönemlerde 51.320,22 TL'nin genel gider avansı olarak çekildiğini, bu paraların 36.885,06 TL'sinin yıl sonu hesaplarında öz kaynaklar hesabına aktarılarak yok edildiğini, kooperatif ortaklarından makbuzla tahsil edilen paraların kooperatif hesabına yatırılmadığını, 2013 yılında bankadan çekilerek kasaya girişi yapılan paraların başkan ve personele avans olarak kullandırılması sonucu oluşan kasa açığının gizlendiğini, bu paraların daha sonra diğer alacaklar hesabına aktarıldığını, yıl sonunda bu hesabı açmayarak 31.463,04 TL'yi zimmetlerine geçirdiklerini, yine 20 13... yıllarında eski personel ve yönetim kurulu üyelerine avans olarak verilip tahsil edilemeyen 18.830,05 TL'nin eski personel ve yönetim kurulu üyelerinden tahsili yerine kayıtlardan silindiğini, 2014, 2015, 2016 yıllarında genel gider avansı adı altında bankadan çekilen 36.885,06 TL'nin yıl sonunda öz kaynaklar hesabına aktarılarak yok edildiğini, yine ortaklardan tahsil edilen 16.264,49 TL'nin kooperatif hesaplarına yatırılmayarak zimmete geçirildiğinin tespit edildiğini belirterek, toplam 124.442,64 TL'nin sorumlulukları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların kooperatif yöneticisi ve müdürü olduğunu, gerek müfettiş raporunda gerekse bilirkişi raporlarında yer alan tespitlere göre davalıların hileli eylemleri ile kooperatifi 124.442,64 TL zarara uğrattığı, genel kurul kararları ile yönetimin ibra edilmesinin usulsüz işlemlerin de ibrası anlamına gelmeyeceği, 2013, 2014, 20 15... yılı kooperatif genel kurul kararlarında yapılan usulsüzlükleri, kasa noksanının veya tahsil edilemeyen ya da tahsili imkânsız hale gelen herhangi bir alacağın silinmesine ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu hususların ibra edilmediği, davalı ...'ın muhasebeci olması sebebiyle zararın tazmininden doğrudan sorumlu olduğu, gün içinde birden fazla banka işleminin birden fazla kişi marifeti ile yapılmasına sebebiyet vererek kasadan ödeme gerçekleştirilmesinin davalılar ... ile ...'nin de bilgisi dahilinde olduğu, davalılar hakkında Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli, 2019/192 Esas, 2020/332 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada haklarında verilen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin mahkumiyet kararını kesinleştiği, davalı ... yönünden ayrıca zimmet suçundan yargılamanın temyiz incelemesinde olduğu, davalıların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. ve 98. maddeleri yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 557. maddesi gereğince oluşan 124.442,64 TL zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 124.442,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müfettiş raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporun tarafsız bir şekilde hazırlanmadığını, davalının yönetim kurulu üyesi ve kooperatif yöneticisi olmadığından ilgili kanun maddeleri kapsamında sorumlu tutulamayacağını, davalının sözleşmeli olarak kooperatif çalışanı olduğunu, aldığı talimatlar sonucu yaptığı işlemler sebebiyle sorumlu tutulmaması gerektiğini, kooperatif kanununda müdür olarak görevlendirme yapılacağı hususunda düzenleme de olmadığını, genel kurul'da bilanço, gelir tablosu, faaliyet raporu ve denetim raporlarının ibra edildiğini, bilirkişi raporunda para çekme işlemlerinin başka kooperatif çalışanları tarafından gerçekleştirildiğinin belirtilmesine rağmen yalnız davalının sorumlu tutulduğunu, davalı aleyhinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif eski yöneticileri ile müdürünün kişisel sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.