Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/36 E. 2025/4362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/36
Karar No
2025/4362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1174 E., 2024/1259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/164 E., 2023/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 14.04.20216 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşme gereği müvekkillerinin murisinin dava konusu taşınmazlardaki hisselerini davalı yüklenici şirkete tapuda devrettiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihinden bu yana davalı yüklenici şirket tarafından inşaata başlanmadığını ve inşaatın başlaması için alınması gereken ruhsatın dahi alınmadığını, şirketin artık ekonomik olarak inşaatı yapacak durumunun bulunmadığını ve şifahi görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı yüklenici şirketin sözleşme gereği avans niteliğinde devir almış olduğu taşınmazlardan 1490 ada, 6 parsel sayılı taşınmazdaki 585/2400 hissesini 27.03.2017 tarihinde yanında çalışan diğer davalı ...'e düşük bir bedelle devrettiğini, davalı şirketin sözleşmeyi kötüye kullandığını ileri sürerek 14.04.2016 tarihli sözleşmesinin geriye etki olarak feshine ve davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilanımda belirlenen hisseleri oranında davacılar adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde her iki taşınmazda da davacılar murisi haricinde başka paydaşların da malik olduğu, dosya arasına celp edilen sözleşme incelendiğinde, yalnızca davacıların murisi ile sözleşme imzalandığı diğer paydaşlarla herhangi bir sözleşme imzalanmadığının anlaşıldığı, bu durumda davacılar murisi ile davalı yüklenici şirket arasında kurulan sözleşmenin 4721 sayılı TMK'nın 692. maddesi hükmü uyarınca geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların sözleşmeye dayalı hak ve borçları söz konusu olmayacağından her iki taraf yalnızca sözleşme kapsamında birbirine verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilecekleri, davaya konu taşınmazlardan Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1490 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz, her ne kadar yüklenici şirket tarafından mevcut kayıt maliki davalı ...'e devredilmiş ise de dinlenen davacı tanığının beyanı ile sabit olduğu üzere davalının yüklenici şirketin çalışanı olduğu, bu halde iyiniyetli olduğu kabulünün mümkün olmadığı ve 4721 sayılı TMK'nın 1024. maddesi hükmü uyarınca devredilen bu hisse yönünden de davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerinin dosyadan 14.06.2023 tarihinde haberdar olduklarını, farklı adreslere gönderilen tebliğatların usulüne uygun olmadığını, kararın niteliği gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, istinaf sebepleri irdelenmeksizin karar verildiğini, tanığın davacı ...'in oğlu olup tarafsız olamayacağından beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in, davalı şirket sigortalısı olmasına rağmen davaya konu işlerle ilgilenmediğini, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek davalı şirketten satın aldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu, müvekkili ...'e satılan taşınmazın sözleşme kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin davacıların murisi ... 'ın başka bir parseldeki hissesini sözleşme dışında aldığını ve diğer müvekkili ...'e sattığını, müvekkili ...'in taşınmazı iyiniyetle edindiğini ve iyiniyetin korunması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/36, K. 2025/4362, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-36-e-2025-4362-k-f700aa0928a0